Student mortality türkçesi Student mortality nedir

  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Öğrenci dökülüşü.
  • Bir eğitim kurumunda okuyan öğrencilerden bir bölümünün başarısızlık, disiplin cezası, ekonomik güçlük gibi değişik nedenlerle öğrenimi bırakmaları durumu.

Student mortality ingilizcede ne demek, Student mortality nerede nasıl kullanılır?

Student : Mektepli. Gözlemci. Tilmiz. Stajyer. Öğrenci. Talebe. Okuvcu. Araştırıcı. Uzman. Öğrenim görmek amacıyla herhangi bir öğretim kurumunda okuyan kimse. bir öğretmenin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konu üzerinde çalışan kimse.

Mortality : Bir populasyonda birim zamanda ölen bireylerin toplam bireylere oranı, mortalite. Bir popülasyon içinde ölenlerin tüm popülasyona oranının yüzde veya binde ifadesi. Ölüm oranı. Belli bir çoğanın ölüm nedeniyle kazandığı eğilim, bk. doğurganlık. Mortalite. Ölümlülük.

Student candidate : Bir eğitim kurumuna geçici olarak alınan, ancak kesin yazılma için gerekli işlemleri sonuçlandırmamış olan öğrenci. Aday öğrenci.

Student card : Öğrenci kartı. Öğrenci kimlik kartı.

Student days : Öğrencilik günleri.

Student discount : Öğrenci indirimi.

İngilizce Student mortality Türkçe anlamı, Student mortality eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Student mortality ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.

Abstract reasoning : Soyut akıl yürütme. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut usavurma.

Academy : Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Yüksekokul. Medrese. Bilim adamları topluluğu. Akademi. Okul. Yüksek okul. Plato'nun kurduğu felsefe okulu.

Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.

Achromatopsia : Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Akromatopsi. Renk körlüğü.

Accustoming : Alıştırmak. Ülfet. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Ünsiyet. Yetiştirim.

A priori knowledge : A priyori bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. Önsel bilgi.

Abulia : Abuli. Abulya. İstenç yitimi. İrade yitimi. İstem yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Kayıtsızlık. İrade kaybı.

 

Academic preparation : Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık. Akademik hazırlık.

Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.

Student mortality synonyms : academic year, achievement age, academic intelligence, achievement tests, academy of economic and commercial sciences, ability group.