Stunned türkçesi Stunned nedir

  • Serseme dönmüş.
  • Buz kesilen.
  • Afallamış.
  • Buz kesilmiş.
  • Sersem.
  • Sersemlemiş.
  • Afallanmış.
  • Ağzı açık kalmış.

Stunned ile ilgili cümleler

English: I was literally stunned by what I saw.
Turkish: Gördüğüm şey karşısında tam anlamıyla afallamıştım.

English: He was stunned by her beauty.
Turkish: Onun güzelliği ile sersemdi.

English: Ali is so stunned he can hardly speak.
Turkish: Ali öyle sersemledi ki zorlukla konuşabiliyor.

English: Ali was too stunned to reply.
Turkish: Ali cevap veremeyecek kadar çok sersemlemişti.

English: I was stunned when the bomb blew in front of me.
Turkish: Önümde bomba patladığı zaman şaşırdım.

Stunned ingilizcede ne demek, Stunned nerede nasıl kullanılır?

Be stunned : Buz kesilmek. Hayretle karşılamak.

Stunner : Yakışıklı. Harika şey. Yakışıklı erkek. Afet. Çekici kadın. Çekici kimse.

Stunners : Harika şey. Yakışıklı. Afet. Çekici kimse.

Stunning : Çok hoş. Hoş. Çekici. Müstesna. Çok çekici. Güzel. Müthiş. Nefes kesici. Baş döndürücü. Büyüleyici.

Stunningly : Şaşırtıcı bir şekilde.

Stunsail : Cunda yelkeni.

Stunt woman : Dublör. (tehlikeli sahnelerde oynayan) dublör.

Stunt pilot : Usta pilot.

Stunt : Hüner. Marifet. Beceri. Beceri gerektiren iş. Büyümesine engel olmak. Ustalık. Dikkat çekici reklam yapmak. Engellemek. Gelişmesini engellemek. Numara.

 

Stun : -i çok şaşırtmak. Şoke etmek. Şaşırtmak. Sersemleme. Afallatmak. Şaşkına çevirmek. Şok etkisi yaratmak (birinde). Sersemletmek. Şok. Bayıltmak.

İngilizce Stunned Türkçe anlamı, Stunned eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stunned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Airhead : Paraşütçü birlikler tarafından korunan düşman kontrolü bölge. Hava başı. Boş adam. Mal. İleri üs. Paraşütçüler tarafından kuşatılmış düşman bölgesi. Aptal. (argo terim) aptal ve aklen dengesiz olan kişi. Salak.

Addlepated : Kafası karışmış. Ahmak. Şaşkın. Salak. Şaşkına dönmüş.

Awe struck : Hayran kalmış. Hayret kalmış.

Open eyed : Uyanık. Açıkgöz. Şaşkın. Açık gözlü.

Clod : Toprak. Tıkanmak. Toprak veya çamur parçası. Kesek. Budala (argo terim). Budala. Ahmak. Çamur parçası. Toprak parçası.

Astonished : Şaşırmış. Afallaşmış. Şaşmış. Şaşırıp kalmış. Şaşkın.

Bedazzled : Şaşırtmak. Büyülenmiş. Şaşırmış. Göz kamaştırmak. Gözü kamaşmış. Büyülemek.

Openmouthed : Dehşete düşmüş. Şaşırmış. Açgözlü.

Addle brained : Şaşkın. Kafasız.

Giddier : Hoppa. Terelelli. Baş döndürücü. Sulu (kimse). Baş döndürücü (yükseklik veya dönme hareketi). Başı dönen. Uçarı. Zevzek.

Stunned synonyms : astounded, floored, bemused, clot, daffier, confused, stupid, threw a fit, giddy, light in the head, awe striken, mixed up, open mouthed, clods, dizzier, airheads, agape, giddiest, besotted, addled, slaphappier, frozen, freaked, amazed, daffiest, addle pated, light headed, dazed, addle headed, birdbrains, baffled, in a daze, dizzy.

 

Stunned zıt anlamlı kelimeler, Stunned kelime anlamı

Unsurprised : Afallamamış. Şaşırmamış. Hayret etmemiş.

Clearheaded : Temiz ve açık bir şekilde düşünebilir. Akıllı. Aklı başında. Sıkıntılı olmayan. Kafalı. Anlayışlı. Kafası rahat. Mantıklı. Tetikte. Tamamen uyanık.