Subcutaneous türkçesi Subcutaneous nedir

  • Deri altında bulunan.
  • Subkütanöz.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Derinin altında.
  • Deri altına zerk olunan.
  • Subkütan.
  • Deri altı tabakası.
  • Derialtı.
  • Deri altı.
  • Subkutan.

Subcutaneous ingilizcede ne demek, Subcutaneous nerede nasıl kullanılır?

Subcutaneously : Deri altından. Cilt altından.

Bursa subcutanea : Derinin sert oluşumlar üzerinde hareket etmek zorunda olduğu yerlerde, derinin altında bulunan siynovyal keseler. Bursa subkutanea.

Emphysema subcutaneum : Amfizema subkuteneum. Deri altı amfizemi.

Subcutanous fetotomy : Deri altı fetotomi. Subkutan fetotomi.

Subcutanous injection : Deri altı enjeksiyon. Subkutan enjeksiyon.

İngilizce Subcutaneous Türkçe anlamı, Subcutaneous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subcutaneous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Hypodermics : Derialtı enjeksiyonu. Deri altına ait. Şırınga. Derialtı şırıngası. Deri altı ile ilgili. Hipodermik. Derialtı iğne.

 

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Acacia : Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Mimoza. Arap zamkı. Salkım ağacı.

Hypodermic : İğne. Derialtı enjeksiyonu. Derialtına uygulanan. Derialtı iğne. Deri altına ait. Hipodermik. Şırınga. Deri altı ile ilgili.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

 

Subcutaneous synonyms : subdermal, below the skin, a cell, a chromosome, abductor muscle, abramis zone, abo blood groups system, a site, abiotic factor, abambulacral area, aardvarks, aardvark.

Subcutaneous ingilizce tanımı, definition of Subcutaneous

Subcutaneous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hypodermic. Situated under the skin.