Submersion türkçesi Submersion nedir

Submersion ingilizcede ne demek, Submersion nerede nasıl kullanılır?

Submersions : Batırma. Batma. Boylama. Dalma. Suya batma. Su baskını. Submersiyon. Su altında kalma. Daldırma.

Submersible : Denizaltı. Suya batırılabilir. Su altında kalabilir. Batiskaf.

Submersible camera : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Denizaltı alıcısı. Deniz altı alıcısı. Deniz altında film çevirebilecek yapıda alıcı. Denizaltı kamerası.

Submersible pump : Dalgıç pompası. Derin kuyu pompası. Dalgıç tipi pompa. Dalgıç pompa.

Submersibles : Suya batırılabilir. Su altında kalabilir. Denizaltı. Batiskaf.

Submerge : Dalmak. Daldırmak. Bastırmak. Örtmek. Sular altında kalmak. Sular altında bırakmak. Batmak. Sualtında kalmak. Batırmak. Suyun içine batmak veya dalmak.

Submerged electrode furnace : Daldırık elektrotlu fırın.

Submerged shoreline : Batık kıyı.

Submergence : Deniz yüzünün yükselmesi ya da oluşum deyimleriyle, kıyıların ve karaların su altına girmesi. Suya batma. Batma. Batırma. Sualtına yerleştirme. Su altında kalma. Batıklık.

Submerged electrode : Daldırık elektrot.

İngilizce Submersion Türkçe anlamı, Submersion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Submersion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Layering : Henüz ana bitkiye ekliyken köke dalcık daldırma yöntemi (bahçıvanlık). Birçok sabun tabakası dökme işlemi (sabun yapımında). Giysileri yanlışlıkla değiştirme veya kat kat koymayı içeren hareket. Tortulların bileşim, tane büyüklüğü, fiziksel nitelikleri bakımından birbirlerinden ayrımlı yataklar halinde üst üste sıralanması. Katmanlaşma. Eşdüzeyleme. Kat kat kesme. Bölüştürülmüş reasürans akdi.

Scuba diving : Skuba dalış. Oksijen tüpü ile dalış. Tüple dalış. Tüplü dalış. Bassa dalış. Sualtı dalışı.

Engrossment : Meşguliyet. Stoklama. Temize çekilmiş belge. İşgal. Meşgul olma. Tümünü ele geçirme. Bir malın tamamını ele geçirme. Piyasayı tekeline alma.

Absorption : Emilim. Biyoloji, fizik, kimya, uzay, iktisat, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir ortamın ışık erkesini belli nicelikte emmesi olayı. Soğurum. İçine çekme. Bir özdeğin başka bir özdek içinde tutulması. ışıyan erkenin bir özdekten geçerken başka bir erkeye dönüşen bir bölüğümü yitirmesi. Absorbsiyon. Kendini verme. Vücuda alınan bir maddenin değişik mekanizmalarla doku veya hücre içerisine alınması, asimilasyon, soğurma, absorbsiyon, hlk. imtisas. ışınların madde tarafından tutulması. Işınım erkesinin, madde ile ara etki sonucu, başka bir cins erkeye dönüşmesi.

Stringer : Kiriş (uzunlamasına). Uçak yapısında kullanılan bir yapısal eleman. Çatı kuşağı. Uzunlamasına kiriş. Kirişçi. Boyuna kiriş. Muhabir. Serbest çalışan gazeteci. Takviye kirişi. Tel takan kimse (çalgı).

 

Deluged : Şiddetli yağmur. Yağmur. Suya boğmak. Akın. Yağmuruna tutmak. Sel basmak. Sel. Büyük sel. Su basmak.

Defaming : İftira etmek. Namusuna leke sürmek. Dil uzatmak. Hakaret etmek. Kötülemek.

Flood of rain : Sel. Şiddetli yağmur. Sağanak.

Prick : Küçük keskin acı. Zımbalamak. Listede işaretlemek. Ahmak. Delmek. Hıyar. Vicdanını sızlatmak. Nal çakılması sırasında mıhın koryum paryetis ve parmak kemiğini yaralaması. Toprağa dikmek.

Submersion synonyms : submerse, submerses, deluges, immersions, flowage, insolvency, embedding, sinkage, ingrowths, landflood, submergences, drowning, ingrowth, deluge, plunge, flash flood, submerging, inundations, setting, covering, diving, duckings, dipping, foundering, immersing, sinkages, contemplation, sinking, sticking, flood, jabs, flooding, ruin.

Submersion ingilizce tanımı, definition of Submersion

Submersion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of submerging, or putting under water or other fluid, or of causing to be overflowed. The act of plunging under water, or of drowning.