Stringer türkçesi Stringer nedir

  • Tel takan kimse (çalgı).
  • Bir tür serbest gazeteci.
  • Serbest çalışan gazeteci.
  • Boyuna kiriş.
  • Kirişçi.
  • Boylama.
  • Kiriş.
  • Muhabir.
  • Takviye kirişi.
  • Çatı kuşağı.
  • Uzunlamasına kiriş.
  • Kiriş (uzunlamasına).
  • Dayanma profilleri.
  • Uçak yapısında kullanılan bir yapısal eleman.

Stringer ingilizcede ne demek, Stringer nerede nasıl kullanılır?

Stringers : Kiriş (uzunlamasına). Boyuna kiriş. Tel takan kimse (çalgı). Kalıntı-katışkı fragmanları. Dayanma profilleri.

Stringed : Telli. İpe dizilmiş. Yaylı. İplikli.

Stringed instrument : Yaylı saz. Telli çalgı.

Stringed instruments : Yaylı saz. Yaylı sazlar. Telli çalgılar. Telli çalgı.

Stringed music : Yaylı sazlarla çalınan müzik.

Astringe : Kabız. Sıkmak. Sıkıştırmak. Büzmek.

Stringency : Darlık. Para darlığı. Şiddet. Kesat. Sıkıntı. Sıkılık. Sıkışıklık. Sertlik.

Stringent quality assurance procedures : Sıkı nitelik güvence yordamları.

Stringencies : Darlık. Şiddet. Sıkıntı. Para darlığı. Sıkılık. Sertlik. Sıkışıklık.

Stringently : Zorlayıcı bir biçimde. Şiddetli bir şekilde. Bağlayıcı bir şekilde.

İngilizce Stringer Türkçe anlamı, Stringer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stringer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Intelligencer : Casus. Muhbir. Ajan.

Reporters : Muhbir. Raportör. Haberci. Bilgi veren kimse.

Advertiser : Reklam yapımcısı. Tanıtıcı. İlancı. Reklam veren. Reklamcı. Reklamveren.

Crossbeams : Kuşak kirişi inşaat. Kuşak kirişi (inşaat). Bağlama. Enine kiriş. En kirişi. Çapraz kiriş.

Pressmen : Basımcı. Gazeteci. Basın mensubu. Ütücü. Baskı makinası operatörü. Matbaacı.

Beam : Bilgisayar, fizik, kimya, uzay, jimnastik, madencilik, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinyal vermek. Yayılmak. Işın. Parlamak. Elektromagnetik ışınımın veya parçacıkların tek yönlü ya da yaklaşık olarak tek yönlü akışı. Gözleri parlamak. Parlamak (yüzü). Demet.

Girder : Yollama. Putrel. Mertek. Hatıl. Ana kiriş. Potrel. Direk. Taban.

Reporter : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gazete muhabiri. Televizyon için haber derleyen gazeteci. derlediği haberleri televizyonda kendi sunan gazeteci. Televizyon bildirmeni. Mazbata muharriri. Haberci. Muhbir. Bilgi veren kimse. Röportajcı.

Submersions : Su baskını. Batırma. Su altında kalma. Daldırma. Batma. Submersiyon. Dalma. Suya batma.

Interviewers : Görüşmeyi yapan kimse. Görüşme yapan kimse. Röportajcı. Görüşmeyi yapan. Karşılıklı görüşme yapan kimse. Görüşmeci. Röportaj yapan kimse. Röportör. Mülakatı yöneten kimse.

Stringer synonyms : chorda, chords, worker, crossbeam, legmen, correspondent, stringers, bowstrings, bowstring, catgut, legman, girders, catguts, interviewer, gut, bracing, catling, chording, brace, chord, pressman, journo, correspondents, submersion.

Stringer zıt anlamlı kelimeler, Stringer kelime anlamı

Nonworker : İşsiz olan kimse. Çalışmayan. İşsiz güçsüz. Çalışmayan kimse.

Stringer ingilizce tanımı, definition of Stringer

Stringer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who makes or provides strings, especially for bows. One who strings.