Girder türkçesi Girder nedir

  • Taban.
  • Kiriş.
  • Direk.
  • Hatıl.
  • Mertek.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Potrel.
  • Putrel.
  • Yollama.
  • Ana kiriş.

Girder ingilizcede ne demek, Girder nerede nasıl kullanılır?

Girder bridge : Kirişli köprü. Kiriş köprü.

Girder construction : Kiriş yapısı. Çelik kirişler iskeleti ile yapılmış bina.

Girder iron : Biçim demiri.

Arched girder : Kemer kiriş. Kemer taşıyıcı. Kemer kirişi.

Box girder : Kutu kesitli kiriş. Sandık kiriş. Kutu kiriş.

Girded his loins : Kolları sıvadı. Kendini harekete geçmek için hazırladı.

Undergirded : Alttan desteklemek. Kuvvetlenmek. Desteklemek. Desteklenmek. Alttan güçlendirmek. Alttan kuşaklamak. Güçlendirmek. Kuvvetlendirmek.

Flitch girder : Kafes kirişi. Kafes kiriş.

Girded : Kuşatılmış. İhata etmek. Sarmak. Sarılmış. Sarılı. Kuşak kemer veya ona benzer bir şeyle çevrelenmiş veya bağlanmış (özellikle vücudun bir bölümüne).

Gird at somebody : Alay etmek.

İngilizce Girder Türkçe anlamı, Girder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Girder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Basal : Esaslı. Tabana ilişkin. Asal. Esas. Bazal. Temel. Tabansal. Esas ile ilgili. Esasa ait.

Pillars : Destek. Payanda. Dikme. Sütun. En önemli kişi.

Pillar : Topuk. Önemli yandaş. Ayak. Dikme. Sütunlarla desteklemek. Payanda. Önemli üye. Kagir ayak.

 

Floor : Afallatmak. Yere yıkmak. Şaşırtmak. Taş döşemek. Jimnastik, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gazı köklemek. Köklemek. Kat. Cimnastik alıştırmalarında, vücudun değişik bölümlerine dayanak ve direnç sağlayan yüzey. Döşemek.

Atlas : Birinci omur. Dünyanın veya belirli bir coğrafyanın bir araya getirilmiş haritalar derlemesi. Birinci boyun omuru. Harita kitabı. Atlas. Büyük boy resim kağıdı. Coğrafi haritalar toplaması. Boyundaki ilk omur (anatomi terimi). İnsan şeklinde sütun.

Dispatch : Bitirivermek. Telgraf çekmek. Mesaj. Göndermek. Sevkiyat yapmak. Yalayıp yutmak. Silip süpürmek. Rapor. Sevk etmek.

Acidization : Asitleştirme. Asidizasyon. Ekşitleme. Asitleşme.

Foot wall : Taban duvarı. Fay sistemlerinde taban blok. Topuk duvarı. Ayak duvarı. Taban blok.

Architraves : Sütun baş tabanı. Baştaban. Arşitrav. Sütun baştabanı. (sütun) baştaban.

Girder synonyms : principal rafter, stretcher, acetylene lamp, chords, bracing, pole, sending, crossbeam, principal beam, abandon, accident frequency, basements, backbone, fundament, mast, atlantes, additional flotation, catgut, catling, bases, joist, advance heading, rafter, basis, girders, pile, catguts, masting, acid rock, i bar, baseplate, chorda, backbones.

Girder ingilizce tanımı, definition of Girder

Girder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A satirist. One who, or that which, girds. One who girds.