Stringers türkçesi Stringers nedir

  • Boyuna kiriş.
  • Kalıntı-katışkı fragmanları.
  • Tel takan kimse (çalgı).
  • Kiriş (uzunlamasına).
  • Dayanma profilleri.

Stringers ingilizcede ne demek, Stringers nerede nasıl kullanılır?

Stringer : Serbest çalışan gazeteci. Dayanma profilleri. Kiriş. Kiriş (uzunlamasına). Uçak yapısında kullanılan bir yapısal eleman. Takviye kirişi. Çatı kuşağı. Muhabir. Kirişçi. Bir tür serbest gazeteci.

Stringed : Yaylı. Telli. İplikli. İpe dizilmiş.

Stringed instrument : Yaylı saz. Telli çalgı.

Stringed instruments : Telli çalgılar. Yaylı sazlar. Telli çalgı. Yaylı saz.

Stringed music : Yaylı sazlarla çalınan müzik.

Stringency : Şiddet. Kesat. Sıkıntı. Sıkışıklık. Para darlığı. Darlık. Sertlik. Sıkılık.

Astringency : Burukluk. Sertlik. Büzücü olma niteliği. (tıp veya medikal terimi) yumuşak kan dokularının kasılarak sıvı boşaltmalarını sınırlandırabilme yeteneği. Dudakların büzülmesine neden olan bir maddenin tadı. Büzme. Şiddet. Acı set tat. Haşinlik. Kan dolaşımını kontrol etmek için yumuşak kan dokularını büzme yeteneği.

Stringent : Kesin. Zorlayıcı. Sert. Uyulması gereken. Zor. Bağlayıcı. Zorlu. Sıkıca. Sıkı. Dar.

Astringent drug : Damar sıkıştırıcı ilaç.

Astringed : Büzmek. Sıkmak. Sıkıştırmak. Kabız.

 

İngilizce Stringers Türkçe anlamı, Stringers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stringers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Intruder : Başkasının mülküne tecavüz eden. Fuzuli şagil. Zorla giren kimse. Başkasının arsasına tecavüz eden. Davetsiz gelen misafir. Davetsiz misafir. (başkasının mülküne) izinsiz giren. Zorla giren şey. Mütecaviz. İzinsiz giren.

Stringer : Uçak yapısında kullanılan bir yapısal eleman. Uzunlamasına kiriş. Serbest çalışan gazeteci. Çatı kuşağı. Bir tür serbest gazeteci. Muhabir. Takviye kirişi. Kiriş.

Blow : Kaçırmak (fırsat). Üflemek. Yanmak. Atmak (sigorta). Uçurmak. Hava vermek. Esmek. Çalmak. Harcamak. Fışkırmak.

Outsider : Bir grubun dışında olan kimse. Kazanma şansı olmayan at. Dışlanmış. Yabancı. Dışarıdaki. Bir mesleğe mensup olmayan kimse. Dışarlıklı. Kazanma olasılığı az olan yarışmacı. İlgisi olmayan kimse. Görgüsüz kimse.

Trespasser : İzinsiz giren kimse. Mütecaviz. (başkasının mülküne) izinsiz giren. Günahkar. Tecavüzcü.

Unknown : Bilinmez. Bilinmedik. Ünsüz. Meçhul. Yabancı. Adsız. Tanınmamış. Nedeni bilinmeyen. Tanınmayan. Gizli.

Foreigner : Yabancı. Ek veya kaçak iş. Ecnebi. Dışarlıklı. Yabancı kişi.

Interloper : Başkasının işine burnunu sokan kimse. (başkasının mülküne) izinsiz giren. Yabancı yıldız. Fazlalık. Başkalarının işlerine karışan kimse. Yetkisiz tüccar. Gereksiz kimse. Mütecaviz. Bir dizgeye bağlı olmayan yıldız.

Alien : Ters. Yabancı. Aktarma (dilbilgisi terimi). Uymayan. Karşıt. Uzaylı. Haklardan mahrum bırakılan kimse. Başka bir ülkeye ait. Farklı. Değişik.

Stringers zıt anlamlı kelimeler, Stringers kelime anlamı

Acquaintance : Haber. Tanışık. Bilgi. Eş dost. Tanıdık. Aşinalık. Ahbaplık. Tanışma. Bildik. Tanıma.