Substantial interest türkçesi Substantial interest nedir

  • Bir ödünü geri çekmek ya da değiştirmek isteyen gatt üyesi bir ülke satağında (pazarında), görüşmelerden önceki belli bir dönemde, o ödünün başta kendisi ile görüşülmüş olduğu ülke ve osatağa baş satıcı ülkeden sonra gelen paycı gatt üyesi ülke.
  • Gümrük alanında kullanılır.
  • Ana çıkar iyesi.

Substantial interest ingilizcede ne demek, Substantial interest nerede nasıl kullanılır?

Substantial : Katı. Hemen hemen tam. Dayanıklı. Önemli. Özlü. Sağlam. Oldukça zengin. Güçlü. Mevcut. Besleyici.

Interest : Alaka. Dikkatini çekmek. Ortak olmak. İlgi. Faiz. Eğitim, iktisat, ekonomi, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Bireylerin, toplumsal kümelerin ve tarihsel toplulukların özdeksel ve tinsel gereksinmelerini karşılayacağına inandıkları kişi ya da şeylerle ilişkisi; bireylerin, bu gereksinmelerini yansıtan amaçlı düşünce ve eylem yönelimleri. İlgilendirmek. Menfaat. İlgisini çekmek.

Substantial contribution : Büyük katkı.

Substantial improvement : Önemli iyileşme.

Substantialism : Tözcülük.

Substantiality : Büyüklük. Zenginlik (içerik). Dayanıklılık. Sağlamlık. Öz. Besleyicilik. Önem. Gerçek değer.

İngilizce Substantial interest Türkçe anlamı, Substantial interest eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Substantial interest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ceiling bond : Tavan ödün. Gümrük vergisinin, uluslararası antlaşmalar ve görüşmeler sırasındaki düzeyinin üstünde bağlanması. (bu, o ülke için konu alınan vergi oranını, bağlanan düzeyin üstüne kendiliğinden çıkaramama yükümlülüğünü doğurur, a. bk. ödün.).

Brussels nomenclature : Brüksel mal bölümleme çizelgesi. Gümrük bildirmeliklerinde yazılı malların bölümlendirilmesinde temel alınan, gümrük işbirliği konseyi'nce düzenlenmiş çizelge.

Bound item : Uluslararası antlaşmalarla başka bir ülkeye verilen ödün sonucu, gümrük vergisine bağlanmış olan mal. Bağlı mal.

Aircraft cargo manifeste : Yük bildirgesi. Yabancı ülkelerden gelen, oralara giden taşıtlarda bulunan malların, bu taşıtların iyeleri, kaptan ya da acenteleri eliyle, gümrük yasalarında belli edilen koşullara göre gümrüğe bildirilmesinde kullanılan belge. a. bk. gerçek yük bildirgesi.

Coasting traffic : Kabotaj. Bir ülkenin limanları arasında kendi deniz araçlarının işlemesi (küçük kabotaj). deniz araçlarının, o ülke limanları ile dış limanlar arasında işlemesi (büyük kabotaj).

Composite duties : Gümrük bildirmeliğinde yer alan belli bir maldan, hem ölçü hem de değer yönünden alınan vergi. Karma vergi.

Approved routes : Bir ülkenin gümrük yasaları uyarınca, mal ve yolcu giriş çıkışı için izlenmesi zorunlu olan kara, su ve demiryolları. Gümrük yolları.

Commin external tariff : Avrupa topluluklarına üye ülkeler dışındaki ülkelerden gelen mallara uygulanan ortak gümrük bildirmeliği. Ortak dışbildirmelik.

 

Clearence for home use : Yurda sokma. Gerekli işlemleri bitirilip giriş vergilerinin ödenmesinden sonra, malın gümrük denetinden çıkması.

Clearance through customs : Gümrük işlemlerini yaptırıp bitirerek, malları yurda sokma ya da yurttan çıkarma. Gümrükleme.

Substantial interest synonyms : boarding and search of ships, ad valorem basis, ad valorem duties, boarding and search of aircrafth, autonomous rate of duty, concession rate.