Suburb türkçesi Suburb nedir

  • Genellikle oturma alanı niteliğinde olan, kentin özeğinden uzakta ya da sınırlarına yakın yerlerde bulunan kent bölümü.
  • Varoş.
  • Yörekent.
  • Banliyö.
  • Kenar mahalle.
  • Dış mahalle.
  • Uydukent.

Suburb ile ilgili cümleler

English: Helen and Kathy rented an apartment in a suburb of Tokyo.
Turkish: Helen ve Kathy Tokyo'nun bir banliyösünde bir daire kiraladı.

English: A car is a must for life in the suburbs.
Turkish: Banliyödeki bir yaşam için araba zaruridir.

English: Ali lived in the suburbs of Boston.
Turkish: Ali Boston banliyölerinde yaşıyordu.

English: Ali and Mary bought a house in the suburbs.
Turkish: Ali ve Mary varoşlarda bir ev satın aldı.

English: They decided to settle in a suburb of London.
Turkish: Londra'nın bir banliyösüne yerleşmeye karar verdiler.

Suburb ingilizcede ne demek, Suburb nerede nasıl kullanılır?

Bed suburb : Banliyö semti.

Housing suburb : Nüfusunun çalışabileceği işyeri bulunmayan, yalnız oturulan ve çalışmak üzere pek uzak olmayan kente gidilip gelinen yörekent. Mesken banliyösü. Konutsal yörekent.

Suburban : Civarda bulunan. Banliyöye ait. Kenarkent. Şehrin çevresindeki yerleşim alanları. Banliyö. Yörekent. Yankent. Kenar mahalleli. Banliyöde oturan kimse. Banliyöde oturan.

Suburban life : Banliyö hayatı.

 

Suburban theatre : Kenar tiyatrosu. Bir kentin kenar semtlerinde gösteri düzenleyen yerleşik ya da gezici tiyatro topluluğu.

Suburbanite : Banliyöde oturan kimse. Kenar mahalleli kimse.

Suburbanisation : Varoşlaşma. Banliyöleşme.

Suburban train : Banliyö treni.

The suburbs : Banliyö.

Suburbans : Banliyöde oturan kimse. Kenar mahalleli kimse. Banliyöler. Şehir dışı mahalleler.

İngilizce Suburb Türkçe anlamı, Suburb eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suburb ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Residential district : Meskun bölge. Konut bölgesi. İş merkezinden uzak muhit. Oturmaya ayrılmış bölge. Yerleşim bölgesi. Mesken bölgesi. Meskun mahal. Oturma bölgesi.

Barrio : Şehir varoşu (ispanyolca). Mahalle. Şehir.

Purlieu : Civar. Hudut. Etraf. Sınır.

Outskirts : Kenar mahalleler. Kentin dışı. Çevre. Varoşlar. Civar. Kenar. Dış mahalleler. Dolay.

Outskirt : Şehrin etekleri. Etraf. Kenar semtler. Dış mahalleler. Periferi. Kenar bölge. Civar.

Addition : Katma. Toplama. Ekleme. İlave. Toplam alma. İki veya daha fazla çeşitte yem maddesini bir araya getirme veya karıştırma işlemi.

Rookery : Kargaların toplu yuva yaptıkları yer. Ekin kargaları kolonisi. Fukara yatağı. Ekinkargaları kolonisi. Çok aileli harap bina. Kümes gibi bina.

Outer suburbs : Büyük kentlerin yakın çevresine dağılmış, kent özeğine düzenli ve çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı, kimi işleyimlerin kurulmuş olduğu ya da daha çok evlerin toplandığı yerleşmelere verilen ad.

Suburb synonyms : bedroom community, suburban area, stockbroker belt, burblers, burbler, satellite town, purlieus, satellite, slum, faubourg, skid row, fringe, suburban, the suburbs, suburbia, faubourgs, suburbias, commuterville, community, suburbs, rookeries, satellite city, residential area, subtopia, barrios, slums.

 

Suburb ingilizce tanımı, definition of Suburb

Suburb kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a house stands in the suburbs. A smaller place immediately adjacent to a city. An outlying part of a city or town. A garden situated in the suburbs of Paris. In the plural, the region which is on the confines of any city or large town.