Outskirt türkçesi Outskirt nedir

  • Kenar semtler.
  • Dış mahalleler.
  • Civar.
  • Kenar mahalle.
  • Şehrin etekleri.
  • Kenar bölge.
  • Dış mahalle.
  • Etraf.
  • Periferi.
  • Banliyö.

Outskirt ile ilgili cümleler

English: I live on the outskirts of Tokyo.
Turkish: Tokyo varoşlarında yaşıyorum.

English: I live on the outskirts of Boston.
Turkish: Boston'un varoşlarında yaşıyorum.

English: Ali lives in a three-bedroom house on the outskirts of Boston.
Turkish: Ali Boston'un varoşlarında üç yatak odalı bir evde yaşıyor.

English: Ali lives in a small town on the outskirts of Boston.
Turkish: Ali Boston'un varoşlarında küçük bir kasabada çalışıyor.

English: My house is on the outskirts of town.
Turkish: Benim evim kentin dış mahallelerinde.

Outskirt ingilizcede ne demek, Outskirt nerede nasıl kullanılır?

Outskirts : Çevre. Kentin dışı. Dış mahalle. Dış mahalleler. Civar. Kenar. Varoşlar. Dolay. Varoş. Kenar mahalleler.

All the ins and outs of : Girdisi çıktısı. Tüm ayrıntılar (bir konunun veya işin). Her tarafı (bir yerin). Her yeri (bir yerin). Her yer. Her taraf.

Ins and outs : Bütün ayrıntıları. Girdisi çıktısı. Ayrıntılar.

On the outs : Araları şekerrenk. Araları limoni.

Page outs : Giden sayfa.

The outs : Filmin son versiyonundan çıkarılmış bölümler. Muhalefet. Muhalifler.

 

Outselling : Daha çok satmak. Daha çok kar etmek. Fazla satma. Daha fazla satmak.

Outsell : Fazla satma. Daha fazla satmak. Fazla satmak. Daha çok satmak. Daha çok kar etmek.

Outscored : Daha yüksek bir sayıda puan alarak kazanmak. Daha çok puan kazanmak. Büyük fark atmak.

Outsail : Gemi veya tekne ile suda daha hızlı hareket etmek. -den daha hızlı denize açılmak.

İngilizce Outskirt Türkçe anlamı, Outskirt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outskirt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Faubourg : Varoş. Bir fransız şehrinin merkezinin dışındaki bölge.

Neighborhood : Merkezi yer. Yöre. Yakın. Çevre. Komşular. Semt. Dolay. Komşuluk ilişkileri. Konu komşu.

Localities : Mevzi. Yer. Mekan. Mahal. Şehir. Mevki. Muhit. Semt. Yöre.

Purlieu : Hudut. Sınır. Varoş.

Outskirts : Çevre. Kenar mahalleler. Varoşlar. Kenar. Dolay. Varoş. Kentin dışı.

Adjacencies : Çevre. Dolay.

Suburbs : Varoşlar. Varoş. Banliyöler. Kentin dolayları. Dolay.

Proximity : Yöre. Hısımlık. Dolay. Coğrafi yakınlık. Karabet. Akrabalık. Yakın olma. Yakınlık.

Outskirt synonyms : suburban area, city district, the suburbs, burblers, surrounding area, neighbourhood, precincts, neighbourhoods, sides, environment, locality, vicinage, area, slums, environments, surroundings, subtopia, commuterville, burbler, rookeries, suburbias, fringe, suburb, ambit, neighborhoods, environs, rookery, adjacency, purlieus, barrios, suburbia, entourage, environ.

Outskirt ingilizce tanımı, definition of Outskirt

Outskirt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A part remote from the center. Border. Outer edge. As, the outskirts of a town. Usually in the plural.