Sultans türkçesi Sultans nedir

Sultans ingilizcede ne demek, Sultans nerede nasıl kullanılır?

Sultan hen : Sultan tavuğu. Orijini olan türkiye’den 1850’li yıllarda ingiltere’ye giden ve oradan da tüm dünyaya yayılan, orta boy ve minyatür tipleri olan, başın üzerindeki tepeleri ve çene altındaki sakalı ve beyaz rengi ile karakteristik olan, bacakları paçalı olan ve bugün dünyada aranılan nadir bir süs tavuğu.

Bodyguard of the sultan : Bostancı.

Sultan : Hünkar. Hükümdar. Padişah. Hakan. Sultan. Prenses. Washington eyaletinde şehir. Bazı bektaşi ermişlerine verilen ad. Büyük hükümdar, osmanlı hükümdarlarının sanı.

Sultana : Sultan. Sultani. Sultan karısı. Çekirdeksiz kuru üzüm. Camgüzeli. Valide sultan. Padişahın kızı. Sultan (kadın). Sultani kuru üzüm. Sultan (sultanın karısı veya annesi veya kızkardeşi veya kızı).

Sultana raisin : Çekirdeksiz kuru üzüm. Sultani.

Consultancies : Belli bir konuyu tartışmak için yapılan toplantı. Danışmanlık görevi. Danışman pozisyonu. Müşavirlik. Meşveret. Konsültasyon. Danışmanlık.

Color consultant : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renkli filmlerin çevrilmesinde renk konusundaki çalışmaları yöneten uzman. Renk danışmanı.

Business consultant : İşletme danışmanı. Danışman. İşle alakalı konularda diğerlerine tavsiyeler veren kimse.

 

Sultanas : Sultani. Valide sultan. Sultan (kadın). Çekirdeksiz kuru üzüm. Kuru üzüm. Padişahın kızı.

Sultanate : Saltanat. Sultanlık. Padişahlık. Sultan sanına sahip bir hükümdarın ülkesi. Sultan olma durumu. Hükümdarlık. Padişahlık, hükümdarlık görevi. 2-sultan sanını taşıyan bir islam hükümdarın ülkesi: fas sultanlığı vb.

İngilizce Sultans Türkçe anlamı, Sultans eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sultans ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Monarch : Hiçbir denetim altında olmaksızın devletini istediği gibi yöneten hükümdar. Monark kelebeği. Emir. Kral. Kraliyet. Mutlak hükümdar. Hükümdar. Tekerk.

Queen : Top. Kraliçe yapmak. Vezir yapmak. Ece. Kraliçe. İbne. Vezir çıkmak. Nonoş.

Queened : Kraliçe yapmak. Sevgili. Top. Nonoş. Homoseksüel. Melike. Vezir çıkmak. Ece. Kraliçe.

Queening : Vezir yapmak. İbne. Homoseksüel. Kedi ve köpeklerde doğurma. Kraliçe yapmak. Top. Nonoş. Melike.

Sovereigns : Hükümdar. Bağımsız ülke. Hünkar. Egemen güç. Bir çeşit ingiliz altını (para). Kral. İktidardaki parti. Padişah gibi taht sahibi devlet başkanı. Han.

Sultana : Çekirdeksiz kuru üzüm. Sultani. Sultan karısı. Sultan (sultanın karısı veya annesi veya kızkardeşi veya kızı). Sultan (kadın). Sultani kuru üzüm. Padişahın kızı. Valide sultan. Camgüzeli.

Sultan : Padişahların erkek ve kız çoçukları ile anne ve eşlerine verilen unvan. Hünkar. Sünni hükümdarların kullandıkları unvan. Büyük hükümdar, osmanlı hükümdarlarının sanı. Washington eyaletinde şehir. Prenses. Hükümdar. Hakan.

 

Monarchs : Kral. Monark kelebeği. Emir. Mutlak hükümdar. Kraliyet. Hükümdar. Tekerk.

Tan : Bronzlaşmak. (deriyi) tabaklamak. Taba rengi. Dövmek. Okşamak. Bronzlaşmak (cilt güneşte). Esmerleşmek. Karartmak (cildi). Tabaklama ile ilgili. Kamçılamak.

Sultans synonyms : swayer, grand turk, padishahs, ruler, bronze, padishah, princess.

Sultans zıt anlamlı kelimeler, Sultans kelime anlamı

Hypopigmentation : Pigmentasyonun yetersiz oluşu. Hipopigmentasyon.