Superb türkçesi Superb nedir

Superb ile ilgili cümleler

English: Who will win the XLVI Superbowl? The Giants or the Patriots?
Turkish: 46. Superbowl'u kim kazanacak? Giants mi yoksa Patriots mu?

English: Ali has done a superb job.
Turkish: Ali harikulade bir iş yaptı.

English: His taste in music is superb.
Turkish: Onun müzik zevki muhteşemdir.

English: It goes without saying that he is a superb pianist.
Turkish: O'nun mükemmel bir piyanist olduğunu söylemeye gerek yok.

English: Ali will watch the superbowl with Mary.
Turkish: Ali Mary ile final karşılaşmasını izleyecek.

Superb ingilizcede ne demek, Superb nerede nasıl kullanılır?

Superbly : Çok güzel. Harikulade. Muhteşem.

Super 8 mm process : Büyük 8 yöntemi. Büyük 8 mm'lik filmin ya 16 mm, 35 mm'lik eşlemlerinin çıkarılarak ya da doğrudan doğruya büyük 8 mm olarak film tarayıcı yardımıyla televizyonda gösterilmesi işlemi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Super antigen : Bakteri ve virüsler tarafından oluşturulan t hücrelerini özgül olmayan bir biçimde etkin duruma geçiren bir grup güçlü antijen. Süper antijen.

Super computer : Süper bilgisayar.

Super conductance : Aşırı iletkenlik. Salt sıfıra çok yakın sıcaklıklarda metallerin gösterdiği en büyük iletkenlik.

 

Super family : Süper familya. Üst familya. Üst famiya. Familyanın üstünde yer alan ve canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim, süper familya.

Super foetation : Süperfetasyon. Adi tavşanlarda görüldüğü gibi aynı uterusta üst üste gebelik durumu. uterusta gelişmiş yavrular varken çiftleşme ile yeni döllenmiş yumurtaların da gelişmeye başlaması. birden fazla çeşitteki polenle döllenme.

Super high energy phosphate compound : Süper yüksek enerjili fosfat bileşiği. Standart koşullar altında hidrolize olduğunda atp’nin hidrolizinden daha fazla serbest enerji veren fosfatlı bileşikler.

Super exogenous variables : Üstün dışsal değişkenler.

Super duper : Mükemmel. Şahane.

İngilizce Superb Türkçe anlamı, Superb eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Superb ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Corker : Şişeleri mantarla tıpalayan cihaz. Sonuca ulaşmayan tartışma. Mantar veya tıpa yerleştirme makinesi. Kuyruklu yalan. Olağanüstü şey. Şaşırtıcı kimse.

Dainty : Tatlı. Lezzetli şey. İnce. Özellikle küçük lezzetli kurabiye. Lezzetli. Titiz. Narin. Leziz şey. Sevimli. Nazik.

Marvelous : Şahane. Garip. Olağanüstü. Hayret verici.

Trout : Alabalık tutmak. Çirkin ve çekilmez kadın. Denizalabalığı. Alabalık (zooloji terimi). Avrupa alabalığı. Alabalıkgiller familyasından olup, türkiye tatlı sularında da yaşayan ve geniş tenyanın ikinci arakonakçılığını yapan balık türü. Alabalık. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, alabalıkgiller (salmonidae) familyasından, 20-30 cm kadar uzunlukta, üstü lekeli, avrupa ve türkiye tatlı sularında yaşayan bir tür.

 

Speckled : Benek benek. Benekli. Alaca. Puanlı. Çilli. Küçük noktalarla işaretli. Kumlu. Alacalı.

Ambrosial : Çok lezzetli. Tadı güzel. Güzel tatlı.

Magical : Etkileyici. Esrarengiz. Sihirli. Majikal. Sihirsel. Büyü gibi. Büyülü.

Bang on : Tümüyle doğru. Aynen öyle. Bir şeye vurup durmak. Tamamen. Tamamen doğru. Çok doğru. Şüphesiz doğru.

Phenomenal : Doğal olaylarla ilgili. Az sayıda. Şaşılacak. Olağanüstü.

Marvellously : Hayret verici biçimde.

Superb synonyms : awed, bloodcurdling, inspired, ripping, colourful, grooviest, wonderful, beautiful, cracking, blankest, braw, wondrous, stupendous, fantastically, admirably, fabulous, brilliants, august, direful, bonanzas, beaut, desperate, completes, incredible, at the time, bonnie, wing, peachy, astounding, cataclysmal, exceptional, grander, loaded.

Superb zıt anlamlı kelimeler, Superb kelime anlamı

Inferior : Ast rütbede. İkinci derecede. Aşağı. Ast olan kimse. Alt, alt taraf. Alt. Aşağı derecede olan şey. Aşağı derecede olan kimse. Alt veya aşağı anlamında. Kalitesiz.

Bad : Şanssızlık. Kötü. Sert. Kokuşmuş. Fena. Çürük. Rahatsız. Bozuk. Kötülük.

Superb ingilizce tanımı, definition of Superb

Superb kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Magnificent. Grand. Stately. August. A superb colonnade. As, a superb edifice.