Surging türkçesi Surging nedir
- İnişli çıkışlı.
- Dalgalı.
- Dalgalanma.
- Çalkantılı.
- Dalgalanan.
- Kabaran.
- Süperşarjer gaz türbininin ses çıkartması.
Surging ile ilgili cümleler
English: Home prices are surging.
Turkish: Ev fiyatları artıyor.
Surging ingilizcede ne demek, Surging nerede nasıl kullanılır?
Resurging : Yeniden çıkmak. Yeniden dirilmek. Yeniden başlamak. Tekrar meydana gelmek.
Upsurging : Ani artış. Fiyatlardaki ani yükseliş veya zam. Ani ve hızlı artış. Kabarmak. Kabarma. Yükselme. Yükselmek. Dalga. Artış.
Surgical : Cerrahiye ait. Tıbbi. Sürjikal. Cerrah ve ameliyatla ilgili olan, şirurjikal. Cerrahi. Ameliyat. Ameliyatla yapılan. Cerrahi amaçlı. Ameliyatlarda kullanılan.
Surgical boot : Ortopedik ayakkabı.
Surgical boots : Ortopedik ayakkabı.
Surgical gloves : Cerrahi eldivenler. Ameliyat eldiveni.
Surgical instrument : Cerrahi enstrüman.
Surgical operation : Cerrahi müdahale. Cerrahi işlem. Cerrahi operasyon. Ameliyat.
Surgical intervention : Ameliyat. Cerrahi girişim. Cerrahi müdahale. Operasyon.
Surgical power equipment : Cerrahi matkap. Havalı, elektrikli veya elle çevrilerek kullanılan türleri bulunan, diş ve kemikleri delmek, meduller kanalı açmak veya pinleri yerleştirmek için kullanılan ve operasyon süresini kısaltan cerrahi aygıt, dril.
İngilizce Surging Türkçe anlamı, Surging eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Surging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Choppiest : Yön değiştiren (rüzgar). Tutarsız. İstikrarsız. (rüzgar) değişken. Değişken. (deniz) çırpıntılı. Değişen. Durmadan yön değiştiren. Çırpıntılı.
Choppy : (rüzgar) değişken. Durmadan yön değiştiren. Değişen. İstikrarsız. Yön değiştiren (rüzgar). Değişken. Çırpıntılı. Tutarsız. (deniz) çırpıntılı.
Turbid : Çamurlu. Tortulu. Karışık. Bulanık. Yoğun. Düzensiz.
Remittent : Remittent. Remitan. Af. Azalıp çoğalan. Artıp eksilen, azalıp çoğalan (ateş). Bir düzelip bir kötüleşen.
Undulations : Dalga. Salınım. Dalgalı biçim. Kıvrım. Titreşim. Ondülasyon. Dalgalı oluş. Dalga devinimi.
Billowing : Dalgalar halinde yükselmek. Rüzgarla şişmek. Dalgalanış. Dalga dalga kabarmak.
Scragglier : Pürüzlü. Dağınık. Bozuk. Düzgün olmayan. Çarpık çurpuk. Hırpani. Karmakarışık. Darmadağınık. Taranmamış.
Corrugated : Koruge. Oluklu (saç veya karton vb). Oluklu. Paralel girinti ve çıkıntıları olan. Buruşmuş. Ondüleli. Dalgalı (metal). Katlı. Kıvrımlı.
Floating : Gezici. Döner (sermaye). Hareketli. Yüzer. Yüzey düzleme. Durağan olmayan. Sabit olmayan. Yerleşik olmayan.
Tumultuous : Gürültücü. Gürültülü. Düzensiz. Telaşlı. Fırtınalı. Kargaşalı. Coşkun. Karışık. Patırtılı.
Surging synonyms : ebullient, scraggliest, surgy, choppier, tempestuous, oscillation, tumescent, fluctuation, fluctuating, unsteady, intumescent, crimpier, undulation, fluctuant, crinklier, alternans, undulance, alternating, agitational, popple, ripple, crinkliest, crimpy, oscillatory, surges, unquiet, rippled, bumpier, fluctuational, wavings, billowy, stormy, fluctuations.
Surging zıt anlamlı kelimeler, Surging kelime anlamı
Calm : Dingin. Teskin etmek. Huzurlu. Sakinlik. Soğukkanlı. Yatıştırmak. Sakin. Dinmek (fırtına). Sakinleştirmek. Esintisiz.

Bu kısımda Surging kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Surging ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Surging anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Surging ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.