Syndicator türkçesi Syndicator nedir

Syndicator ingilizcede ne demek, Syndicator nerede nasıl kullanılır?

Syndicate : Sendikalaşmak. Şirketleştirmek. Gazetelere makale ve haber satan ajans. Yayımcılar birliği. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Birlik kurmak. Birlik. Aynı yönetim altında birleştirmek. Kartelleştirmek. Sendika.

Syndicate marks : Sendikalar ya da işçi birliklerince, kimi amaçlar uğruna kullanılan markalar. Sendika markaları.

Syndicate speaker : İş yerinde sendika adına konuşmağa ve işverenle sendika arasında aracılık etmeğe yetkili kişilerin başı. Sendika baş sözcüsü.

Syndicated : Kartelleştirmek. Sendikalaştırmak. Şirketleştirmek. Sendika aracılığı ile satmak.

Syndicated bank facilitate : Bir banka önderliğindeki bir grup banka tarafından açılan büyük miktarda kredi. Sendikasyon kredisi.

Right of syndicate establishing : Ortak çıkarlarını koruma ve savunma amacıyla yurttaşların hükümetten izin almaksızın sendika kurabilmeleri hakkı. Sendika kurma hakkı.

Syndications : Konsorsiyum. Sendikacılık. Sendikalaşma. Sendikasyon. Sendika kurma. Yazıyı gazeteye satma.

Interdiction to join to syndicate : Sendikaya girme yasağı. Yasalarına göre kendilerine işçi ya da devlet personeli sendikalarına girme ve bunları kurma izni verilmeyenler.

 

Finance syndicate : Mali sendika.

Syndication : Yazıyı gazeteye satma. Sendikalaşma. Sendikacılık. Konsorsiyum. Sendikasyon. Sendika kurma.

İngilizce Syndicator Türkçe anlamı, Syndicator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Syndicator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Businessman : İşadamı. İş adamı. İşletmeci. Sınai veya ticari etkinliklerle uğraşan gerçek kişi, diğer bir deyişle girişimci. Genel olarak bir işletmenin başına geçip onun geleceğini eline almış olan kişi. bir işletmeyi ekonomik koşullara ve günün tecim olanaklarına uygun bir düzeyde çalıştıran ve yöneten kişi. Sanayici. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tüccar. İş erbabı.

Syndicalist : Anarşist.

Unionist : Sendika yanlısı. İttihatçı. Birlik taraftarı. Birlikçi.

Trade unionist : Ticaret birliği üyesi. Sendika üyesi. Ticari birlikçi. Bir çalışma birliği üyesi.

Syndicalists : Sendikalist. Sendikalizmi savunan kişi. Anarşist.

Man of affairs : İş adamı. Finansal yönetim alanında eğitilmiş işadamı.