Tüfe nedir, Tüfe ne demek

Tüfe; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dokuma tezgâhlarında tarağı tutan ve mekik ipliklerini sıkıştırmaya yarayan araç.

Ocak başı. 2.Topraktan yapılmış bir çeşit ocak.

Bilezik.

İktisat terim anlamı:

[Bakınız: tüketici fiyat dizini].

Tüfe ile ilgili Cümleler

  • Ali bir av tüfeği ile kafasını uçurdu.
  • Makineli tüfek gibi konuşuyor.
  • Tüfeği bana ver.
  • O, tüfeğini temizliyor.
  • O bir tüfek rafı mı?
  • Tüfeği yere bırak.
  • Avcılar tüfeklerini file doğrulttular.
  • Bu tüfeğin namlusunu temizle.
  • Tüfeği indir.
  • Bu benim tüfeğim.
  • Bir insanı bir havalı tüfekle öldürebilirsin.
  • O, tüfeğini nasıl temizleyeceğini biliyor.
  • Tüfeğim boş.
  • Ali tüfeğini aldı, nişan aldı ve ateş etti.

Tüfe ile ilgili Atasözü veya Deyim

makineli tüfek gibi : çok hızlı, birbiri ardınca.

tüfek atmak : tüfekle ateş etmek.

Tüfe tanımı, anlamı

Boy tüfeği : Tek kurşun atan, insan boyuna yakın uzunlukta tüfek

Elmabaş tüfeği : Ağız tarafı geniş ve kabarık, horoz tarafı dar olan av tüfeği.

Gaval tüfek : Namlusu yivsiz tüfek.

Su altı tüfeği : Zıpkın.

Su tüfeği : Boş söz : Alinin dedikleri hep su tüfeği inanmayın.

Tenten tüfek : Yay ve ok.

Tüfek atma : Türk cambazının becerilerinden biri : İp ya da tel üzerinde yürürken çakmaklı kol tüfeği atma numarası. Bu eski tip ağır tüfek büyük bir güçle geri teperdi, cambaz bu tepme sırasında dengesini yitirmezdi.

 

Tüfek çatmak : Askerlerin dinlenme sırasında tüfeklerini, dipçikleri üzerinde üçerli olarak birbirine dayamak.

Tüfekçi yamağı : Padişaha özgü silahları koruyan, bakım işleriyle uğraşan görevli.

Tüfekçibaşı : Tüfekçi yamaklarının buyurucusu.

Tüfekçikonak : Bursa şehri, Tahtaköprü nahiyesine bağlı bir bölge.

Tüfekçipınarı : Konya ilinde, Yeniceoba nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Tüfekliler : Piyade eri. Savaş gemilerinde, gemici olmayan, sadece savaşan askerler.

Tüfeng : Tüfek.

Tüfeni : Tüfeğini.

Tüfenk : Tüfek.

Tüfenk serpmek : Kurşun atmak, yaylım ateş etmek.

Tüfetaşı : Sacayağı gibi kullanılan üç taş.

Tüfez : Yapraklı dal yığınları: Tüfezden biraz ağaç getirdim.

Ağız tüfeği : Çocuklar arasında şakalaşmak amacıyla kullanılan, içindeki çekirdek, kâğıt parçası, leblebi vb. şeyler hızla üflenerek atılan, boru biçiminde bir oyuncak türü. Avlanmak amacıyla üflenerek kullanılan ilkel silah.

Eski tüfek : Herhangi bir işte eski ve deneyimli olan kimse.

Kaval tüfek : Namlusu yivsiz tüfek.

Makineli tüfek : Tetiğine basıldığında sürekli kurşun atan bir tür tüfek, makineli.

Pompalı tüfek : Havanın sıkıştırılması ve basıncının artmasıyla patlayıcı madde atan silah.

Top tüfek : Türlü silahlar.

Tüfek : Savaş veya avda kullanılan, uzun namlulu ateşli silah.

Tüfekçi : Tüfek yapan, onaran veya satan kimse. Padişah ve sarayı korumakla görevli olan. Savaş gereçleri, silah yapımı ve onarımı ile uğraşan asker sınıfından olan kimse.

Tüfekçilik : Tüfek yapma veya onarma işi. Tüfek satıcılığı.

Tüfekhane : Tüfek yapılmış olan yer.

Tüfeklik : Kışla gibi yerlerde tüfekleri düzenli bir biçimde koymak için yapılmış yer. Tüfek kılıfı.

Diğer dillerde Tübülin anlamı nedir?

İngilizce'de Tübülin ne demek ? : tubulin