Tads türkçesi Tads nedir

  • [#biraz Birazcık].
  • Apaçi helikopterlerinde lazer güdümünü kontrol eden ve hedefe kilitlenen sistem.
  • Küçük çocuk.
  • Hedef tespit ve seçim radarı.
  • Azıcık.
  • Az bir şey.

Tads ingilizcede ne demek, Tads nerede nasıl kullanılır?

Heptads : Yedilik grup. Yedi değerli atom.

Octads : Sekiz değerlikli atom. Sekizli takım. Sekizli grup.

Pentads : Beşlik. Beş günlük periyod. Pentad. Beşli.

A tad : Küçük bir parça. Küçük bir miktar.

Tad : Birazcık. Az bir şey. Azıcık. Küçük çocuk.

Tadpole : Kurbağa yavrusu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kurbağa larvalarına verilen özel ad. tetari. Kurbağa larvalarına verilen özel ad, tetari. Larva. Birçok zoolojik grupta görülen ilk gelişim evresi. ergin karakterlerini kazanmadan önceki genç hayvan. tam başkalaşım gösteren böceklerde yumurtadan çıkan ve pupa evresine girmemiş kanatsız, genel olarak kurt biçimindeki evre. böceklerin, solucanların ve öteki metamorfoza sahip türlerin yaşam sikluslarında yumurtadan sonraki solucan veya kurt benzeri evre. helmint ve eklem bacaklıların fertil olmayan gelişim evresi, kurtçuk. Tetari. İribaş.

Tadpoles : İribaş. Larva. Birçok zoolojik grupta görülen ilk gelişim evresi. ergin karakterlerini kazanmadan önceki genç hayvan. tam başkalaşım gösteren böceklerde yumurtadan çıkan ve pupa evresine girmemiş kanatsız, genel olarak kurt biçimindeki evre. böceklerin, solucanların ve öteki metamorfoza sahip türlerin yaşam sikluslarında yumurtadan sonraki solucan veya kurt benzeri evre. helmint ve eklem bacaklıların fertil olmayan gelişim evresi, kurtçuk. Kurbağa yavrusu. Tetari.

 

Tadger : Sik. Yarak. Alet. Çük. Penis.

Tadjik : Tacikistan. Asya'nın ortasında bir ülke (eski sovyetler birliği'nin bir parçası). Tacik.

Tadpole shrimp : Kurbağa karidesi.

İngilizce Tads Türkçe anlamı, Tads eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tads ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dollops : Bir parça. Parça. Yığın. Bir parça veya top (dondurma). Topak. İlaç.

Lashings : Çokluk. Bolluk.

Slews : Döndürmek. Yığın. Bataklık arazi. Çevirmek. Dönmek. Fazla miktar. Çok miktar. Çevirme. Devir yaptırmak. Devretmek.

Heaps : Tepeleme doldurmak. Yüklemek. Çok. Öbek. Etek dolusu. Ağzına kabar doldurmak.

Faintly : Zayıf olarak. Hafiften. Hafifçe.

Barest : Sade. Tüysüz. Yalın. Çıplak. Açık. Bomboş. Yapraksız. En çıplak. Tamtakır.

Loads : Çok fazla. Düzineler. Çok. Büyük sayı. Bir sürü. Büyük miktar.

Few : Az. Birkaç. Az miktar. Havadan önlemede. Kıt. Sayıca az. Az bulutlu. Bazıları. Yedi veya daha az sayıda uçak gördüğünü yer önleme istasyonuna bildirmede kullandığı bir kod.

Remotely : Az bir miktara kadar. Küçük bir dereceye kadar. Uzaktan.

Tads synonyms : large indefinite amount, large indefinite quantity, a wee bit, to a degree, a dab of, small child, little, soupcons, whelky, a little bit, any, in some degree, scads, somewhat, joeys, a trifle, pueblo, tot, kidling, soupcon, babby, whippersnapper, a bit of a, a little, kidded, lots, chits, stacks, dozens, chit, tons, gobs, infant.