Tailor türkçesi Tailor nedir
- Dikici.
- Erkek terzisi.
- Elbise dikmek.
- Yeni bir biçim vermek.
- Terzilik yapmak.
- Dikmek.
- Giysi biçip diken kimse.
- Uygun hale getirmek.
- Belirli bir amaca göre bir şeyi yapmak veya değiştirmek.
- Uydurmak.
- Terzi.
- Yakıştırmak.
Tailor ile ilgili cümleler
English: The actor used to have the tailor make his suits.
Turkish: Aktör takım elbiselerini terziye diktirirdi.
English: My tailor is rich.
Turkish: Terzim zengindir.
English: Ali is a pretty good tailor.
Turkish: Ali oldukça iyi bir terzidir.
English: I don't trust the tailor.
Turkish: Terziye güvenmiyorum.
English: The father is a tailor.
Turkish: Babam terzidir.
Tailor ingilizcede ne demek, Tailor nerede nasıl kullanılır?
Tailor made : Terzi tarafından kişiye özel hazırlanan sipariş (kıyafet veya giysi). Ismarlama (elbise). Bir müşteriye özel olarak tasarlanmış tatil. Ismarlama dikilmiş. Uygun.
Tailor made suit : Özel yapım takım elbise. Ismarlama takım elbise. Özel hazırlanmış takım elbise.
Tailor master : Tiyatro giysilerinin biçilip dikilmesini denetleyen kimse. Biçkidikiş sorumlusu.
Be tailor made for : Biçilmiş kaftan olmak. Özel olarak yapılmış olmak.
Bespoke tailor : Ismarlama çalışan terzi.
Tailorbird : Terzi kuşu.
Tailoring : Dikicilik. Uygun hale getirme. Terzilik.
Tailored : Özel dikilmiş. Uygun hale getirilmiş. Ismarlama.
Tailored suit : Ismarlama takım elbise. Ismarlama elbise.
Tailormade : Ismarlama elbise. Kişiye özel. Ismarlama. Terzi yapımı.
İngilizce Tailor Türkçe anlamı, Tailor eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tailor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Erect : Dimdik. İnşa etmek. Yükseltmek. Yapmak. İkame etmek. Dikmek (heykel veya direk vb'ni). Kalkık. Dik. Ereksiyon halinde. Kurmak.
Sewing shop : Çalışanların satmak için ürünleri diktiği yer.
Adjusts : Parlamak. Uymak. Hizaya getirmek. Uyarlamak. Alışmak. Halletmek. Adapte olmak. Ayarlamak. Alıştırmak.
Habilitate : Yeterlik kazanmak. Yeterli hale getirmek. Gerekli niteliklere sahip olmak. Donatmak. Döner sermaye sağlamak. Avrupa üniversitelerinde öğretmen olabilecek yeterliliğe sahip olmak. Giydirmek.
Habilitates : Döner sermaye sağlamak. Avrupa üniversitelerinde öğretmen olabilecek yeterliliğe sahip olmak. Donatmak. Giydirmek. Yeterli hale getirmek. Gerekli niteliklere sahip olmak. Yeterlik kazanmak.
Attune : Akort etmek. Ayak uydurmak. Uyumlamak. Uyum sağlamak. Alıştırmak.
Drink off : İçip bitirmek. Bir dikişte içmek.
Sewer : Geriz. Kanalizasyon kanalı. Keriz. Atık su kanalı. Kanalizasyon. Çirkef. Lağım. Lağım suyu. Dikişçi.
Ascribes : Vermek. Ayırmak. Atfetmek. -e yormak. Yüklemek. İsnat etmek. Üstüne atmak. Yormak. Hamletmek.
Tailor synonyms : seamsters, engrafting, cut, garmentmaker, cock, costume designer, predisposed, streamline, accommodate, accommodates, imputing, constructed, engrafts, orient, predisposes, cockbill, assimilates, cockbilled, attemper, drain, adapts, cockler, engrafted, construct, crop, seamster, fit, streamlines, concoct, constructs, constructing, ascribe to, tailors.
Tailor zıt anlamlı kelimeler, Tailor kelime anlamı
Ready made : Hazır.
Tailor ingilizce tanımı, definition of Tailor
Tailor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, one who cuts out and makes ladies` outer garments. To follow the business of a tailor. To practice making men`s clothes. One whose occupation is to cut out and make men`s garments.

Bu kısımda Tailor kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tailor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tailor anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tailor ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.