Yakıştırmak nedir, Yakıştırmak ne demek

  • Yakışacak bir duruma getirmek, uygun duruma koymak, yaraştırmak.
  • Uygun ve yerinde görmek
  • Uydurmak.
  • Bir durum veya niteliği bir kimse için düşünmek, yormak.

"Yakıştırmak" ile ilgili cümle

  • "Yakışıklı, orta boylu, giydiğini kendisine yakıştırır, kendini saydırabilir bir adam." - M. Ş. Esendal
  • "Ancak kızı o oğlana bir türlü yakıştıramadı." - T. Buğra

Yerel Türkçe anlamı:

Önemli olaylar, acılar, ayrılıklar, seviler üstüne türkü, ağıt yapmak, düzmek.

Diğer sözlük anlamları:

Yaklaştırmak.

Yakıştırmak anlamı, kısaca tanımı:

Yakıştırma : Yakıştırmak işi.

Yakış : Yakma işi.

Laf yakıştırmak : Konuşma sırasında yerinde söz söylemek, gerekeni ifade etmek.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır.

Getirmek : Bir makama atamak veya seçmek. Sağlamak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. Erişmek veya eriştiğini sanmak. Gelmesini sağlamak. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak.

Uygun : Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Orantılı, oranlı. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip.

 

Koymak : İmza, tarih, adres yazmak. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak. Bırakmak. Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak. Etkilemek, dokunmak. Bırakmak, terk etmek. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak. Katmak, eklemek. Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek.

Yaraştırmak : Uygun görmek, yakıştırmak, tensip etmek.

Görmek : Yanına gidip konuşmak. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek. Bir işleme uğramak. Ziyaret etmek. Vermek. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak. Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek. Bir şeye erişmek. Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak. Anlamak, kavramak, sezmek. Yapmak, etmek. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. Çok değer vermek. Gezmek. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek. Karşılaşmak, rastlaşmak. Sahne olmak, geçirmek. Almak.

Uydurmak : Uymasını sağlamak. Elde etmek, sağlamak, bulmak. Hayal gücünden yararlanarak gerçek dışı bir şey söylemek, yakıştırmak. Cinsel birleşmede bulunmak, becermek.

 

Ve : İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz. Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu.

Yerinde : İyi, yeterli. Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde. Durumunda.

Diğer dillerde Yakıştırmak anlamı nedir?

İngilizce'de Yakıştırmak ne demek? : v. fit, tailor

Fransızca'da Yakıştırmak : rendre séyant, adapter, ajuster, attribuer, trouver, digner

Rusça'da Yakıştırmak : v. прилаживать, приладить