Take leave türkçesi Take leave nedir

  • Gitmek.
  • Çekip gitmek.
  • Veda etmek.
  • İşten izin almak.
  • İzne çıkmak.
  • Ayrılmak.
  • Vedalaşmak.
  • İzin kullanmak.

Take leave ingilizcede ne demek, Take leave nerede nasıl kullanılır?

Take : Almak. Avalanan hayvan miktarı. Yazmak. (fotoğraf) çekmek. Hasat. Etkili olmak. Tutma. Alıntı. Alınan taş. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar.

Leave : Müsaade. Bakımına bırakmak. Ayrılmak. Ruhsat. Bırakmak. Terk etmek. Sorumluluğuna bırakmak. Çıkmak. İzin. Vazgeçmek.

Take leave of : Veda etmek. Terkedip gitmek. Çıkıp gitmek.

 

Take a back : Arka planda kalmak. Kendini göstermemek.

Take a back seat : Önemini yitirmek. Köşesine çekilmek. Bir kenara çekilmek. Geri planda yer almak. Ön plana çıkmamak. Arka planda yer almak. Kenara çekilmek. Arka planda kalmak. Geri plana çekilmek.

Take a bad turn : Kötü yönde değişmek.

İngilizce Take leave Türkçe anlamı, Take leave eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take leave ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bugger off : Defol git!. Defolup gitmek. Basıp gitmek. Derhal git!. Yaylanmak. Toz ol. Hadi yoluna. Siktir olup gitmek. Kalk git.

Be damaged : Hasar almak. Zarar görmek. Zedelenmek. Harap olmak. Tahrip görmek. Hasar görmek. Hasara uğramak.

Be sold : Satılmak. Tükenmek.

Disembarks : (gemiden) karaya çıkmak. Bir ulaştırma aracından inmek. Karaya çıkarmak. Karaya ayak basmak. Yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Karaya çıkmak. Gemiden karaya çıkmak. Varmak. Fiyatı veya değeri düşmek.

Take a day off : İzin almak. İzin almak (iş yerinden vb). İşten bir günlüğüne izin almak. İşten bir gün izin almak.

March off : Aparmak. Ötürmek. Basıp gitmek. Çıkıp gitmek. Yola çıkmak.

Bid farewell : Uğurlamak.

Be suitable : Uygun gelmek. Uygun düşmek. Elverişli olmak. Denk gelmek. Yakışmak. Yakışık almak. Yaramak. Uygun olmak.

Breaking up : Ayrılma (sevgiliden). Sevgililerin ayrılması olayı. (çiftlerin) ayrılması. İlişkiyi bitirme. Parçalayan. Dağılma. Ayrılma.

Take leave synonyms : say farewell, be through, break away, break up, push off, scram, scrammed, scramming, depart, say goodbye, cut out, apostatizes, be off, disembark, bow out of, say good bye, bid somebody farewell, apostatise, take leave of, apostatizing, departs, absent oneself, clear out, clearing off, be through with, say goodbye to, go away, disembarking, buzz off, absent oneself from, apostatized, break with, hop it.