Take no notice türkçesi Take no notice nedir

  • Dikkate almamak.
  • Umursamamak.

Take no notice ingilizcede ne demek, Take no notice nerede nasıl kullanılır?

Take : Yazmak. Çevirmek. Etkili olmak. Reaksiyon. Götürmek. Kavramak. Alıntı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ele almak. Hasat.

No : Aleyhte oy. Olumsuz oy. Red. Hiçbir. Gereksiz. Numara. Olumsuz karar. Sahne çerçevesinin iç yüzünde, yukarıda, sağ ve sol yanlardaki dizi ışıtaçların tümü. Yasak. Yok yanıtı.

Notice : İkaz. Haber. Mühlet. Farketme. İhbar. Süre (tanınan). Önemsemek. Uyarı. İhtar. Çakmak.

Take no notice of : Dikkate almamak. Kaale almamak. Adam yerine koymamak. Umursamamak.

Take no account of : Kale almamak. Saymamak. Dikkate almamak. Hesaba katmamak. Önemsememek.

Take notice : Farketmek. Farkına varmak. Dikkate almak.

Take nourishment : Besin almak. Beslenmek.

Take no denial : İtiraz kabul etmemek.

Sit up and take notice : Şaşırmış olmak. Kalkmak ve dikkat etmek. Şaşkınlıktan donakalmak. Dikkat kesilmek. Afallamış olmak. Dikkatli olmak. Uyanmak. Ansızın ayrımına varmak. Birdenbire kavramak.

Take notes : Not almak. Not tutmak.

İngilizce Take no notice Türkçe anlamı, Take no notice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take no notice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Not care two hoots about : Metelik vermemek.

Disregard : Saymamak. Saygısızlık etmek. Önemsememek. İhmal etmek. İlgisizlik. Uymazlık. Tanımamak. Sözleşme, anlaşma, bağıtlara uymama. Önem vermemek.

Overrides : Çiğnemek. Baskın gelmek. At ile üzerinden geçmek. Atı yormak. Atı fazla binerek yormak. Ağır basmak. Hakkını çiğnemek. Hükümsüz kılmak. Daha önemli olmak.

Pay no attention : Önemsememek. İtibar etmemek. Hiçe saymak. Farkına varmamak. Aldırmazlıktan gelmek. Dikkat etmemek. Oralı olmamak. Aldırış etmemek. Aldırmamak.

Overlooks : Gözden kaçırmak. Göz yummak. Aldırmamak. Görmemezlikten gelmek. Gözünden kaçırmak. Saymamak. Farkına varmadan atlamak. Yüksekten bakmak. Hoşgörmek.

Pretermit : Vaz geçmek. İhmal etmek.

Override : Hükümsüz kılmak. Ağır basmak. Çiğnemek. Atı fazla binerek yormak. Daha önemli olmak. Hükümsüz bırakmak. Önem vermemek. Geçersiz kılmak. Atı yormak.

Overleaps : Yok saymak. Gözardı etmek. Çok ileri gitmek. Atlamak. Üzerinden atlamak.

Not give a shit : Sikine takmamak. Hiç tınmamak. İplememek. Siklememek. Umurunda olmamak. Hiç takmamak. Sallamamak. Sikine bile takmamak. Takmamak.

Discount : Kısa kesme. Ederlerde yapılan düşürme. tecimsel belgitleri kırarak üremleri ve belirli bazı giderleri düşüldükten sonra geri kalanını öneli gelmeden ödeme. belgitin saymaca değeri üzerinden yapılan indirim. devlete ya da bir ortaklığa ilişkin borç belgitlerinin üzerlerinde yazılı değerleri genel satak değerinden yüksek ise aradaki fark. reklam, duyuru parasının peşin olarak ödenmesi. İkram etmek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kırdırmak. Kasa indirimi. Saycalı satışlarda alıcının mal parasını önelinden önce ödemeyi kabullenmesinden, alıcıya ön ödemede bulunulduğu için belirli bir oran üzerinden yapılan indirim. Tenzilat. Azaltma.

 

Take no notice synonyms : give the cold shoulder, not give two hoots about, overlook, lose sight of, disregards, brush away, take no notice of, brush off, overleapt, prescind, shrug off, not care a rap, be disregardful of, overleaping, be oblivious to, overleap, overleaped, leave out of account.