Talaing türkçesi Talaing nedir

  • Mon'un birmanya dilindeki karşılığı.
  • Burma'nın doğusunda bir bölgenin budist sakinleri.
  • Kereste ağacı.

Talaing ingilizcede ne demek, Talaing nerede nasıl kullanılır?

Tala : Kereste ağacı.

Talapoin : Budist rahip.

Talaria : Kanatlı ayakkabı (mitoloji terimi). Kanatlı ayakkabı. Kanatlı kundura.

Acatalasemia : Akatalasemi.

Catalan : Katalonca. Katalonya lehçesi. Katalonyalı kimse. Katalanca. Katalan dili. Katalan.

Catalana hen : Katalan tavuğu. Orta irilikte, dayanıklı, amerika’da yaygın olmamasına karşın güney amerika’da yaygın olarak gözlenen tavuk ırkı.

Esatalase : Bir tür antioksidan. Esatalaz.

Stalactites : Mağara veya in tavanlarından sarkan ve mineral yüklü suların söz konusu tavandan sızmasıyla meydana. Sarkıt. İstalaktit. Damlataş. Mukarnas. Stalaktit. Damla taş.

Metalanguage : Üstdil. Üst-dil. Üst dil. Dilötesi. Ötedil.

Catalase enzyme : Katalaz enzimi.

İngilizce Talaing Türkçe anlamı, Talaing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Talaing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dialogue : Karşılıklı konuşma. Mükaleme. İleti. Diyalog. İkili konuşma. Bilgi alışverişinde bulunmak amacıyla iki kişi arasında geçen karşılıklı konuşma ya da ikili görüşme. İletişim. Oyunun gelişiminde asal görevi olan, kişiler arasındaki konuşmanın tümü. konuşma örgüsü, bir oyunun olay dizisini ileri götürmek, oyun kişilerini nitelendirmek ve çatışmaları ortaya çıkarmada önemli bir araçtır. Söyleşme. Konuşmalar.

 

Malarky : Saçma. Saçmalık. Zırva.

Giving birth : Doğuran.

Jazz : Hareketlendirmek. Ahenksiz. Cinsel ilişkiye girmek. Caz çalmak. Zırva. Kafa şişiren. Caz yapmak. Caz. Hız vermek. İlişkiye girmek.

Yakety yak : Israrcı konuşma.

Parturition : Parturasyon. Doğurma. Doğum. Doğumun gerçekleşmesi. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama.

Cackle : Çenesi durmamak. Kıkır kıkır gülmek. Kıkırdamak. Gürültülü bir şekilde konuşmak. Gıdıklamak. Çenesi düşmek. Laflamak. (tavuk) gıdaklamak. Gıdaklamak. Gevezelik etmek.

Birthing : Doğum. Doğum yapma. Doğum yapma süreci.

Birth : Doğum. Soy. Kodak kökeni. Doğuş. Köken. Neşet. Başlangıç. Doğurma. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Sop.

Heart to heart : Saklısız. Açık. İçten. Candan. Samimi.

Talaing synonyms : shmooze, shop talk, idle words, pious platitude, dialog, wind, cant, malarkey, chatter, yack, talk, duologue, tala, conversation, nothingness, yak.

Talaing zıt anlamlı kelimeler, Talaing kelime anlamı

Distant : İlgisiz. Soğuk. Ağır. Uzak. Hafif. Samimiyetsiz. Irak (yer). Uzakta. Irak. Uzaktan.

Agreeable : Uygun. Uzlaşmacı. Hoş. Tatlı. Uysal. Anlaşmaya hazır. Münasip. Mutabık. Hoşa giden. Hemfikir.