Tension joint türkçesi Tension joint nedir
- Gerilme güçleriyle oluşan çatlak.
- Jeoloji alanında kullanılır.
- Gerilim çatlağı.
Tension joint ingilizcede ne demek, Tension joint nerede nasıl kullanılır?
Tension : Stres. Gerilim. Kaygı, heyecan, baskı ya da yılgınlık gibi ruhsal durumların davranımsal etkilerine verilen genel ad. gerçek ya da imgesel bir durumu, biyolojik ve ruhsal bakımdan güçlü ve hareketli biçimde karşılamaya hazır oluş. Voltaj. Gerilme. Elektrik alanı içinde bulunan iki noktanın erkil değerleri çıkarımı. bu nicelik genellikle volt olarak ölçülür. Germe. İki durum ya da konum arasındaki potansiyel ayrımının neden olduğu etki. akım geçen bir devrede, iki nokta arasında ölçülen potansiyel ayrımı. (ing. stress): bir nesnenin boyutlarını değiştirmesine yol açan, birim alan başına uygulanan kuvvet. Eğitim, fizik, gramer, kimya, sinema, televizyon, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çeşitli yollara başvurularak, konunun anlatımında yaratılan sıkıntılı, gergin hava.
Joint : Ek veya oynak yeri yapmak. Müşterek. Birleşmiş. Çatlak. Ek. Eklemek. Birlikte. Ortak. Birleşme yeri. Eklem.
Tension adjuster arm : Üfleçle üreteçleri döndüren kayışı gerdirmek için üreteç kasnağının devinimine olanak veren yarıklı kol. Kayış gergi kolu.
Tension band wiring : Germe teli uygulaması. Olecranon, trochanter major, patellae, tuberositas tibia, malleolus ve calcaneusdaki çekip koparma kırıklarının tedavisi için kullanılan ve bu tip kırıklarda kemiğe bağlı kas, tendo veya ligamentin kırık hattını ayırmasını engelleyen, telle kırık hattını birbirine doğru sıkıştıran yöntem.
Tension bar : Çekme çubuğu. Çekme kazığı. Gerilme çubuğu.
Tension bridle : Gerdirme donanımı. Germe gemi.
İngilizce Tension joint Türkçe anlamı, Tension joint eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tension joint ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.
Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.
Adventive cone : Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. İlerleme konisi. Parazitik koni. İlerleme hunisi. Ek koni.
Agricultural geology : Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarımsal jeoloji. Tarım yerbilimi.
After shock : İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Art sarsıntı. Artçı şok. Artçı sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra).
Abyss : Hufre. Abis. Varta. Dibi olmayan çukur. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Dipsiz gibi görünen yer. Derinlik. Cehennem. Boşluk.
Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.
Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.
Alkali rocks : Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaç. Alkali kayaçlar.
Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.
Tension joint synonyms : acid fumarole, algonkian, absolute age, acrozone, absolute chronology, abrasive power.

Bu kısımda Tension joint kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tension joint ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tension joint anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tension joint ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.