Tension türkçesi Tension nedir
- Çekme.
- Eğitim, fizik, gramer, kimya, sinema, televizyon, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Gerginlik.
- Elektrik alanı içinde bulunan iki noktanın erkil değerleri çıkarımı. bu nicelik genellikle volt olarak ölçülür.
- Kan basıncı. gerilme olayı, gerginlik.
- Voltaj.
- Bir sesin tek başına boğumlanması sırasında konuşma organlarının o sesin çıkmasına yarayacak duruma gelmesi; bir sesin boğumlanması için konuşma cihazının girdiği hazırlık, oluşum ve çözülme basamaklarından ilki.
- İki durum ya da konum arasındaki potansiyel ayrımının neden olduğu etki. akım geçen bir devrede, iki nokta arasında ölçülen potansiyel ayrımı. (ing. stress): bir nesnenin boyutlarını değiştirmesine yol açan, birim alan başına uygulanan kuvvet.
- Stres.
- Gerilme.
- Gerilim.
- Bir elektrik kaynağının potansiyeli, potansiyel farkı ya da elektromotor kuvveti. voltla ölçülür.
- Heyecan.
- Germe.
- Çeşitli yollara başvurularak, konunun anlatımında yaratılan sıkıntılı, gergin hava.
- Gerici, çekici, bir kuvvet etkisinin neden olduğu durum.
- Tansiyon.
- Seyircinin oyuna karşı ilgisini uyanık tutup heyecan ve merak yaratmak için baş vurulan bir sanat tutumu.
- Bir iletkenin iki ucundaki elektrik akımını sağlayan gizil güç eşitsizliği.
- Kaygı, heyecan, baskı ya da yılgınlık gibi ruhsal durumların davranımsal etkilerine verilen genel ad. gerçek ya da imgesel bir durumu, biyolojik ve ruhsal bakımdan güçlü ve hareketli biçimde karşılamaya hazır oluş.
Tension ile ilgili cümleler
English: Ali made the comment so offhandedly that at first it seemed unimportant, but then I saw the tension in his face and his body language and it quickly became clear that it really meant the world to him.
Turkish: Ali öyle düşüncesizce yorum yaptı ki başlangıçta önemsiz gibi görünüyordu fakat sonra onun yüzündeki ve beden dilindeki gerilimi gördüm ve bunun onun için gerçekten dünya kadar önemli olduğu çabucak ortaya çıktı.
English: I felt the tension grow between us.
Turkish: İkimiz arasında büyüyen bir gerginlik hissettim.
English: There's a lot of tension among the siblings.
Turkish: Kardeşler arasında çok gerginlik var.
English: Jale tried to defuse the tension by changing the subject.
Turkish: Jale konuyu değiştirerek gerginliği azaltmaya çalıştı.
English: Tom sensed a tension between John and Mary.
Turkish: Tom, John ve Mary arasında bir gerginlik hissetti.
Tension ingilizcede ne demek, Tension nerede nasıl kullanılır?
Tension adjuster arm : Kayış gergi kolu. Üfleçle üreteçleri döndüren kayışı gerdirmek için üreteç kasnağının devinimine olanak veren yarıklı kol.
Tension band wiring : Germe teli uygulaması. Olecranon, trochanter major, patellae, tuberositas tibia, malleolus ve calcaneusdaki çekip koparma kırıklarının tedavisi için kullanılan ve bu tip kırıklarda kemiğe bağlı kas, tendo veya ligamentin kırık hattını ayırmasını engelleyen, telle kırık hattını birbirine doğru sıkıştıran yöntem.
Tension bar : Çekme kazığı. Gerilme çubuğu. Çekme çubuğu.
Tension bridle : Gerdirme donanımı. Germe gemi.
Tension fracture : Çekip koparma kırığı. Tensiyon kırığı.
Tension weight : Germe ağırlığı.
Tension joint : Gerilim çatlağı. Gerilme güçleriyle oluşan çatlak.
The tension was alleviated : Meseleler daha az endişe edilir hale geldi. Fırtına dindi. Durum rahatladı. Tansiyon hafifledi. Tansiyon düştü.
Tension test : Çekme deneyi. Çekme testi.
Low tension lamp : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alçak gerilimli ışıtaç. Özellikle özenci göstericilerinde kullanılan, ufak boyda, yeğinliği değişmeyen, tüketimi az, çok ısınmayan, dayanıklı ısıtaç.
İngilizce Tension Türkçe anlamı, Tension eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tension ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Staying : Destekleme. Kalma. Kalım. Payandalama. Oturma.
Distensions : Genişleme. Şişme. Distansiyon. Şişkinlik.
Escalation : Kızışma. Pahalanma. Yükselme. Artış. Eskalasyon. Tırmanma. Yükseltme. Artırma. Artma.
Electromotive force : Kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektrikli devingen kuvvet. Electromotor erke. Bir elektrik devresinin uçlarına bağlanınca devrede akım oluşturan aygıtın niteliği. bir devrede elektrik akımı üretmek için gerekli elektrik erkesi kaynağı. voltla ölçülür. Elektrik hareket gücü. Bir elektrik akımının geçmesini sağlayan, ancak büyüklüğü devreden akım geçmezken volt olarak ölçülen kuvvet (emk). Elektromotor kuvvet. Kıvılliter erke. Kıvıliter erke.
Allured : Çekici. Büyülemek. Aklını başından almak (argo terim). Aklını başından almak. Baştan çıkarmak. Çekmek. Ayartmak. Cezbetmek. Aklını çelmek.
Turgor : Şişkinlik. Şişme. Hücrelerin içerisindeki sıvı tarafından uygulanan basınca sahip olan bitki hücrelerinin normal basınç veya sertliği (bitki fizyolojisi).
Tensioner : Kayış gergi mekanizması. Gergi mekanizması. Gerici.
Ardours : Ateşlilik. Heves. Şevk. Gayret. Ateş. Hararet.
Tonicity : Zindelik. Ton niteliği. Gergi. Sıhhat. Ton. Toniklik. Tonisite. Tonus.
Stress : Üzerine basmak. Canlı organizmasında savunma uyandırıcı etkilerle (stres faktörü) buna karşı oluşan savunma mekanizması. dayanıklılığı azaltan fiziksel veya mental gerilim, gerginlik. canlıların yaşamı için uygun olmayan koşullar. Önem. Tazyik etmek. Sıkıntı. Etki. Bunalım. Zorlama. Vurgu.
Tension synonyms : nervous strain, drama, distempered, skittishness, blood pressure, tensity, strain, arousal, elongation, potentials, allures, jitters, stretch, allure, abducting, allurements, lifting, distentions, jitter, ardors, tonus, status, buck fever, bearing, trauma, tensile, yips, agitations, intensity, distempers, frayed temper, distemper, tone.
Tension zıt anlamlı kelimeler, Tension kelime anlamı
Atonicity : Vurgu eksikliği. Gevşeklik. Kas zayıflığı. Vurgusuzluk. Baskısızlık (sesbilimi). Atonisite. Yumuşaklık. Kas gergi yitimi. Atoni.
Imbalance : Oransızlık. Dengesizlik. Denksizlik. Muvazenesizlik.
Tension ingilizce tanımı, definition of Tension
Tension kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state of being bent strained. The act of stretching or straining. As, the tension of the muscles, tension of the larynx. The state of being stretched or strained to stiffness.

Bu kısımda Tension kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tension ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tension anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tension ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.