Tensioner türkçesi Tensioner nedir

Tensioner ingilizcede ne demek, Tensioner nerede nasıl kullanılır?

Tension adjuster arm : Üfleçle üreteçleri döndüren kayışı gerdirmek için üreteç kasnağının devinimine olanak veren yarıklı kol. Kayış gergi kolu.

Tension band wiring : Olecranon, trochanter major, patellae, tuberositas tibia, malleolus ve calcaneus’daki çekip koparma kırıklarının tedavisi için kullanılan ve bu tip kırıklarda kemiğe bağlı kas, tendo veya ligamentin kırık hattını ayırmasını engelleyen, telle kırık hattını birbirine doğru sıkıştıran yöntem. Germe teli uygulaması.

Tension bar : Çekme kazığı. Çekme çubuğu. Gerilme çubuğu.

Tension bridle : Germe gemi. Gerdirme donanımı.

Tension fracture : Tensiyon kırığı. Çekip koparma kırığı.

Tension suture : Küçük kauçuk tüplerle u dikişi. Dikildiği zaman fazla gerginlik yaratacak yaralarda ipliğin deriyi kesmemesi için başvurulan u dikişinde yara hattına paralel olarak ipliğe her iki taraftan birer tane olmak üzere 1 cm boyunda ve en fazla kurşun kalem çapında kauçuk veya plastik tüpler geçirilerek uygulanan dikiş.

Tension headache : Gerilim başarısı. Stres kaynaklı baş ağrısı.

Tension sign : Gerilimi gösteren simge. Gerilim simgesi.

 

Belt tension : Kayış gerginliği. Bant gerilimi. Kayış gerilimi.

Low tension lamp : Alçak gerilimli ışıtaç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Özellikle özenci göstericilerinde kullanılan, ufak boyda, yeğinliği değişmeyen, tüketimi az, çok ısınmayan, dayanıklı ısıtaç.

İngilizce Tensioner Türkçe anlamı, Tensioner eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tensioner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Yips : (çoğul isim) golf oyuncusunun kolay bir golf atışını kaçırmasını etkileyen aşırı heyecan durumu. Bir sporcunun kötü oynamasına neden olan gerginlik durumu. Akıl ve beden arasındaki zihinsel bağlantı kopukluğu.

Strainers : Süzek. Kevgir. Gergi. Filtre elemanı. Elek. Süzgeç. Filtre.

Retrogrades : Kötüleşmek. Gerilemek. Yozlaşmak. Ters yönde dönmek. Geriye doğru giden. Dejenere olmak. Ters yön. Tersine giden. Bozulmak.

Status : Bir toplumsal konumun basamaklar düzeni ya da değerler dizgesi içindeki yeri. bk. konum. Mevki. Konum. Sosyal durum. Durum. Hal. İçtimai vaziyet. Rol. Vaziyet.

Tensity : Baskı uygulama. Baskı altında olma.

Tone : Konuşma sırasında seslerin titreşimlerindeki yükselip alçalma farklarından kaynaklanan perdelenme olayı, ses perdelenmesi; hecenin tiz veya pes söylenişi: || — bu? «bu mu?» (yükselen ton) — bu. «evet bu» (alçalan ton) — sorularımıza cevap verecek misin? (yükselen ton) — sorularımızı dinledi ve gitti (alçalan ton) gibi. Bir çalgının tonu. Titrem. Renklendirme. Tonlamak. Tarz vermek. Ses tonu. Sesin değişik düzeylerdeki frekanslarının işitsel algısı. Bilgisayar, gitar, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Koyuluk.

 

Reactionist : Mürteci.

Obscurantists : Bilmesinlerci.

Blood pressure : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kanın içinde bulunduğu damar çeperlerine yapmış olduğu basınç, atardamar kan basıncı, tansiyon. erişkin normal sistolik/diyastolik değerler (mmhg); insan: 120/70, at: 13/95 sığır:140/95, koyun: 140/90 köpek: 120/70, kedi: 120/80. Yüreğin vurumu sırasında kanın, kan damarlarının duvarına yapmış olduğu yaşa ve fizyolojik duruma göre değişebilen basınç. kan basıncı. Kan basıncı.

Breaking point : Kırılma noktası. Dağılma noktası. Kopma noktası. (bir maçın) kırılma noktası. (bir maçın) kırılma anı.

Tensioner synonyms : nervous strain, retrograded, tonicity, bluenoses, strain, bluenose, mental strain, reactionaries, strainer, retrogressive, retrograde, puritanical, tautness, tension, obscurantist, tonus, tenseness, condition, obscurant, reactionary, stick in the mud, stress.

Tensioner zıt anlamlı kelimeler, Tensioner kelime anlamı

Atonicity : Kas gergi yitimi. Atoni. Vurgu eksikliği. Kas zayıflığı. Yumuşaklık. Atonisite. Baskısızlık (sesbilimi). Gevşeklik. Vurgusuzluk.

Imbalance : Oransızlık. Denksizlik. Dengesizlik. Muvazenesizlik.