Tensity türkçesi Tensity nedir

  • Baskı altında olma.
  • Baskı uygulama.

Tensity ile ilgili cümleler

English: We were shocked by the intensity of our mother's anger.
Turkish: Annemizin öfkesinin şiddetiyle şok olduk.

Tensity ingilizcede ne demek, Tensity nerede nasıl kullanılır?

Asymmetrical intensity distribution : Işık yeğinliğinin bakışımsız dağılımı. Yeğinlik dağılım yüzeyinin, hiç bir bakışım ekseni olmayışı durumundaki ışık dağılımı.

Calorific intensity : Isıl yeğinlik. Isıl kapasite. Kalorifık şiddet. Bir yakıtın açık havada yanmasıyla oluşan en yüksek sıcaklık.

Change intensity : Yoğunluğunu değiştirmek.

Current intensity : Elektrik akımının gücünü belirten nicelik. Amperaj. Akım yeğinliği. Geçerli yoğunluk. Akım şiddeti. Aydınlatma şiddeti.

Current intensity level : Akım şiddeti düzeyi.

Factor intensity : Faktör yoğunluğu. Teknoloji ve faktör fiyatları veriyken bir maldan bir birim üretmek için gerekli olan sermaye/emek oranı.

Electric intensity : Elektrik şiddeti. Bir elektrik alanı içinde bulunan artı birim yüklü bir nesneye etkiyen ve elektriksel alan yeğinliği için bir ölçü olarak alınan, kuvvet. Elektrik yeğinliği.

Electrostatic field intensity : Elektrostatik alan şiddeti.

High intensity carbon : Yüksek yeğinlikli kömür. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yüksek yeğinlikli ışık yayında kullanılan kömür çeşidi.

 

Field intensity : Alan şiddeti. Verilen bir noktada sahanın gücü (bir noktada bir birim veya kütle üzerinde meydana getirilen güç tarafından ölçülen). Alan yeğinliği.

İngilizce Tensity Türkçe anlamı, Tensity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tensity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tension : Gerilim. Gerginlik. Voltaj. Kan basıncı. gerilme olayı, gerginlik. Bir elektrik kaynağının potansiyeli, potansiyel farkı ya da elektromotor kuvveti. voltla ölçülür. Bir sesin tek başına boğumlanması sırasında konuşma organlarının o sesin çıkmasına yarayacak duruma gelmesi; bir sesin boğumlanması için konuşma cihazının girdiği “hazırlık”, “oluşum” ve “çözülme” basamaklarından ilki. Elektrik alanı içinde bulunan iki noktanın erkil değerleri çıkarımı. bu nicelik genellikle volt olarak ölçülür. Çeşitli yollara başvurularak, konunun anlatımında yaratılan sıkıntılı, gergin hava. Heyecan. Gerilme.

Tenseness : Gerginlik. Uyanık olma.

Being oppressed : Kadı hükümet kuralları altında olma. Baskı görüyor olma. Çok yük yüklenilmiş olma. Baskı görmüş olma.

Exerting pressure : Güce başvuran. Zorlayıcı. Acil bir istek veya talepte bulunma. Güce başvurma. Zorlama.

Tone : Ton. Bilgisayar, gitar, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renközü. Güç. Tarz. Vücudu güçlendirmek. Renklendirme. Tek renkli pozitif görüntüde kimyasal işlemlerle değişik renkli sonuçlar elde etme. (renklendirmede görüntünün saydamsız bölümleri renkli olduğu halde, saydam bölümleri değişmez). boyamanın karşıtı. Ses tonu. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri.

 

Tautness : Gerginlik.

Condition : Şart. Şartlandırmak. Şartına bağlamak. Kondisyon. Konum. Kayıt. Koşullamak. Vaziyet. Durum. Medeni durum.

Status : Prestij. Hal. Rol. İçtimai vaziyet. Değerge. Konum. Toplumsal ya da mesleki durum. Statü. Mevki.

Tonicity : Ton. Zindelik. Tonus. Tonisite. Ton niteliği. Sıhhat. Gergi. Toniklik.

Tensity synonyms : tensities, tonus.

Tensity zıt anlamlı kelimeler, Tensity kelime anlamı

Atonicity : Vurgu eksikliği. Baskısızlık (sesbilimi). Atonisite. Atoni. Yumuşaklık. Vurgusuzluk. Kas gergi yitimi. Gevşeklik. Kas zayıflığı.

Tensity ingilizce tanımı, definition of Tensity

Tensity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tenseness. Tension. The quality or state of being tense, or strained to stiffness.