Tutucu nedir, Tutucu ne demek
Tutucu; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
- Mevcut toplumsal düzeni, düşünceleri ve kurumları değiştirmeden olduğu gibi korumak isteyen (kimse), muhafazakâr, konservatör.
- Durmalı çıkışlarda, bisikletçiye yardım eden kişi

Yerel Türkçe anlamı:
Tutumlu
Ateş maşası.
Bilimsel terim anlamı:
Durmalı çıkışlarda, çiftekerciye yardım eden kişi. Eskiden "itici" denirdi. Çıkışta, koşucuyu itmek yasak olduğundan, bu gün bu yardımcılara "tutucu" denilmektedir.
İngilizce'de Tutucu ne demek? Tutucu ingilizcesi nedir?:
clip
Fransızca'da Tutucu ne demek?:
teneur
Tutucu hakkında bilgiler
Muhafazakârlık, geleneksel sosyal etmenlerin muhafaza edilmesini destekleyen politik ve sosyal felsefedir. Daha belirgin bir anlamda toplumun değişmesine karşı direnç gösteren, toplumsal-kültürel değerlerin korunmasını savunan sağ kanat siyasi ideolojidir.
Muhafazakârlığın var olan kazanımları ve değerleri korumak şeklinde bir yanı da vardır. Bu açıdan bakıldığında, herkes, solcular dahil, istedikleri toplumsal düzen gerçekleştiğinde muhafazakârlaşabilirler. Nitekim Sovyetler Birliği'ndeki Stalin rejimine karşı olanlar (örneğin Troçkistler) bu rejimi muhafazakârlaşmakla suçladılar.
Bazı muhafazakârlık taraftarları, toplumların zamanla geçirdikleri değişim sonucu bir tür "bilgelik" biriktirdiğini, bu bilgeliğin toplum düzeninde, kültürde kendisini açığa vurduğunu, özenle korunması gerektiğini savunurlar. Bu nedenle, muhafazakârlık, bir anda büyük değişiklikler yapmayı hedefleyen devrimciliğin karşıtıdır.
Muhafazakârlık, akla şüpheyle yaklaşır. Kendi aklının sesini dinleyerek başka insanların hayatları üzerinde kalıcı bir etki yaratmaya çalışan düşünürleri eleştirir. Muhafazakârlara göre akıl farklı sonuçlara varabilmektedir ve bir bireyin toplum üzerinde keyfi değişiklikler yaratma isteklerine araç olmamalıdır. Toplum düzeni asırların deneyimlerinin süzülerek gelen bir değişim sonucu oluşmalıdır. Muhafazakârlık aklın siyasi sorunlar karşısında kullanımına karşı değildir, fakat toplumun tümünü etkileyecek planların, çoğunluğun isteğine aykırı olmalarına karşın akılcılık (rasyonalizm) kullanılarak meşrulaştırılmasına karşıdır.
Tutucu ile ilgili Cümleler
- Ali çok tutucu, değil mi?
- Ali tutucu, değil mi?
- Ali oldukça tutucu, değil mi?
- Ali tutucu bir ailede büyüdü.
- İngilizlerin tutucu olduğu söyleniyor.
- Ali o kadar tutucu değil.
- Çoğu İngilizler tutucudur.
Tutucu tanımı, anlamı:
Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.
Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Dolap, hile. Bez dokuma tezgâhı. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Alet edevat takımı.
Korumak : Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek. Karşılamak, denk gelmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek.
Muhafaza : Koruma, saklama, korunum.
Tutuculaşma : Tutuculaşmak durumu.
Tutuculaşmak : Tutuculuk yapmak.
Tutuculuk : Özellikle siyasal ve toplumsal düzeni olduğu gibi sürdürme görüşü, tutumu, anlayışı, muhafazakârlık. Tutucu olma durumu.
Mevcut : Bir topluluğu oluşturan bireylerin tümü. Var olan, bulunan.
Düşüncel : Gerçekte olmayıp yalnızca düşüncede, tasarım içinde var olan. Yalnız düşünce ile kavranabilen.
Kurum : Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese. Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is.
Değiştirme : Değiştirmek işi, tebdil, tahrif.
Konservatör : Tutucu.
Durma : Durmak işi.
Çıkış : Çıkış belgesi. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Mezuniyet, okul bitirme. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Yokuş. Çıkma işi. Çıktı.
Geleneksel : Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi, tradisyonel.
Tutucu tırnak : Filmin çeşitli sinema aygıtlarındaki aralı devinimi sırasında, deliklerine girerek tutan ve pencereyle tam çakışmasını, düzgün durmasını sağlayan devinimli çıkıntı.
Tutucubaşı : Sarayda kiler odasının, padişahın sofra donatımı işlerine bakan 12 eskisinden üçüncüsünün sanı.
Diğer dillerde Tutucu anlamı nedir?
İngilizce'de Tutucu ne demek? : adj. conservative, sectarian, dyed in the wool, Die Hard, fanatic, fanatical, fuddy-duddy, hidebound, puritan, puritanical, square-toed, stick in the mud, strait-laced, stuffy, unprogressive, uptight
n. wowser
Fransızca'da Tutucu : conservateur/trice
Almanca'da Tutucu : adj. kleinbürgerlich, konservativ, zelotisch
Rusça'da Tutucu : n. консерватор (M)
adj. удерживающий, консервативный

Bu kısımda Tutucu nedir? Tutucu ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tutucu tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tutucu hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.