Gerilim nedir, Gerilim ne demek

  • Gerginlik, tansiyon.
  • Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi.
  • Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj
  • Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon.
  • İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum.
  • İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.

"Gerilim" ile ilgili cümleler

  • "İki yetişkin arasında süregiden gerilimin fazlasıyla farkındaydı." - E. Şafak

Dil bilgisi olarak anlamı:

(Derleme.. gerilme) Konuşmada bir sesin meydana gelmesi için ses kirişlerinin gerginleşmesi (

evre çözülüm) .

evre oluşum,

evre gerilim,

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Kaygı, heyecan, baskı ya da yılgınlık gibi ruhsal durumların davranımsal etkilerine verilen genel ad.

Gerçek ya da imgesel bir durumu, biyolojik ve ruhsal bakımdan güçlü ve hareketli biçimde karşılamaya hazır oluş.

Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:

Uzaklığa göre türevi, ters yönde kuvveti veren işler.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Elektrik alanı içinde bulunan iki noktanın erkil değerleri çıkarımı. Bu nicelik genellikle volt olarak ölçülür.

 

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

1-Seyircinin oyuna olan ilgisinde süreklilik sağlıyan düğüm, çatışma ve gizlilik anları. 2 -Oyuncunun belirli tepkileri, fiziksel hareketler yoluyla gerilime götürmesi. Doğal olarak, gerilim, daha çok seyirci üzerinde yaratılan etkinin ölçüsüyle orantılıdır.

Kimya'daki anlamı:

1.İki durum ya da konum arasındaki potansiyel farkının neden olduğu etki. 2.Akım geçen bir devrede iki nokta arasında ölçülen potansiyel farkı. Voltaj veya elektromotorkuvvet yerine kullanılır.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bir elektrik kaynağının potansiyeli, potansiyel farkı ya da elektromotor kuvveti. Voltla ölçülür.

Çeşitli yollara başvurularak, konunun anlatımında yaratılan sıkıntılı, gergin hava.

Tiyatro'daki terim anlamı:

Seyircinin oyuna karşı ilgisini uyanık tutup heyecan ve merak yaratmak için baş vurulan bir sanat tutumu.

Sosyoloji'deki anlamı:

(Davranışçı toplumbilim) Bireyin birbirine karşıt isteklerinin yol açtığı ya da bir isteğini gerçekleştirmesini önleyen dış engellerin neden olduğu iç çelişme.

Bilimsel terim anlamı:

Ses çıkarken kasların etkisi ile veya havanın basıncıyla kirişlerin gerilmesi. Birincisine ETKEN GERİLİM (T, active), ikincisine EDİLGEN GERİLİM (T, passive) denir. bk. Başlama gerilimi.

Akım geçen bir devrede, iki nokta arasında ölçülen potansiyel ayrımı.

İki durum ya da konum arasındaki potansiyel ayrımının neden olduğu etki.

(İng. stress): Bir nesnenin boyutlarını değiştirmesine yol açan, birim alan başına uygulanan kuvvet.

Birim alana düşen yük.

Bir iletkenin iki ucundaki elektrik akımını sağlayan gizil güç eşitsizliği.

 

Gereksinmelerin doyurulamadığı ya da ereğe yönelmiş davranışların engellendiği zaman ortaya çıkan coşkusal durum.

fizik: Bir iletkenin iki ucundaki elektrik akımını sağlayan gizilgüç eşitsizliği.

İngilizce'de Gerilim ne demek? Gerilim ingilizcesi nedir?:

tension, potential, potential difference, stress, voltage, frustration

Fransızca'da Gerilim ne demek?:

distension, tonus, crispation, tension, volt

Osmanlıca Gerilim ne demek? Gerilim Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

tevettür, gerilme

Gerilim anlamı, tanımı:

Gerilimölçer : Buhar, ayrışma, yüzey vb.ne ilişkin gerilimleri ölçen alet, tansiyometre.

Gerilim ölçümü : Sıvılardaki yüzey gerilimlerini belirleme işi, tansiyometri. Mekanik gerilim niceliğini, birtakım ölçü araçlarından yararlanarak belirleme, tansiyometri.

Alçak gerilim : Etki değeri bin volta kadar olan elektrik potansiyeli. Düşük voltajlı elektrik hattı.

Alt gerilim : En düşük atanmış değerin altındaki gerilim değeri.

Anma gerilim : Bir tesisatın veya tesisat bölümünün tarif edildiği gerilim.

Aşırı gerilim : Bir elektrotun denge hâlindeki potansiyeli ile akım geçerken ölçülen potansiyeli arasındaki fark. Beyan edilen değerden büyük olan akım, aşırı akım.

Ruhsal gerilim : Ameliyat şoku, travma, soğuk, coşku vb. etkenlerin organizmada oluşturduğu bozuklukların tümü, stres.

Yüksek gerilim : Otuz üç bin kilovattan elli dört bin kilovata kadar olan gerilim.

Besleme gerilimi : Bir aletin veya aracın elektrik besleme uçlarında istenen gerilim.

Gerili : Gerilmiş olan.

Gerilimli : Gerilimi olan.

Gerilimsizlik : Gerilimsiz olma durumu.

Gerginlik : Gergin olma durumu.

Tansiyon : Gerilim. Kan basıncı.

Konuşma : Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans. Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere.

Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

Çıkma : Desteklemek amacıyla verilen para. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon. Eski, kullanılmış. Çıkmak işi. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Çıkmış.

Kiriş : Bazı telli müzik araçlarında kullanılan, hayvan bağırsaklarından yapılmış olan tel. Bir eğrinin iki noktasını birleştiren doğru parçası. Ok atılan yayın iki ucu arasındaki esnek bağ. Kasların uçlarında bulunan, kasları kemiklere ve başka organlara bağlayan beyazımsı kordon, tendon. Yapılarda dört köşe kalın keresteden, demirden veya betonarmeden yapılmış yatay destek parçası.

Gergin : Bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki). Gerilmiş durumda olan. Buruşuğu, kırışığı olmayan (cilt). Huzursuz, sinirli.

Gerilim çatlağı : Gerilme güçleriyle oluşan çatlak.

Gerilim düşmesi : Kent akımında çeşitli nedenlerden dolayı ortaya çıkan azalma.

Gerilim düşürücü : (fizik) Dönüştürgecin, akımı daha alçak gerilime çeviren çeşidi.

Gerilim düşüşü : Elektriksel erkilin yüksek olduğu noktadan düşük olana gidince oluşan gerilim değişimi,

Gerilim düzenleci : Bir elektriksel güç vericisinin gerilim, çıktısını belirli değerde tutan aygıt.

Gerilim düzenleyici : Üreteçten çıkan gerilimi sınırlayarak, akımsakların ve araç üzerindeki elektrikle çalışan başka aygıtların aşırı gerilimden olumsuz etkilenmesini önleyen aygıt.

Gerilim eşitleme : Özellikle, soğuk işlenmiş nikel ve nikel alaşımlarının, dayançlarını alçaltmadan içgerilimlerini eşitlemek amacıyla, düşük sıcaklıklarda uygulanan ısıl işlem.

Gerilim eşitleme tavı : Talaş alma işlemini kolaylaştırmak amacıyla, nikel ve nikel alaşımlarına, 300 C'da uygulanan bir gerilim giderme işlemi

Gerilim giderme : [Bakınız: gerilim giderme tavlaması]

Gerilim giderme işlemi : Gerilim gidermeyi gerçekleştirmek için yapılan işlem.

Gerilim ile ilgili Cümleler

  • O, gerilimle başa çıkamıyor.
  • Ali Mary'ye John'un gerçekten gerilim altında olduğunu söyledi.
  • Irkçı gerilimler yüksek kaldı.
  • Tom'un patronuyla buluşması gerilimli idi.
  • Ali gerilimi hafifletmeye çalıştı.
  • Ali öyle düşüncesizce yorum yaptı ki başlangıçta önemsiz gibi görünüyordu fakat sonra onun yüzündeki ve beden dilindeki gerilimi gördüm ve bunun onun için gerçekten dünya kadar önemli olduğu çabucak ortaya çıktı.
  • Rusların, bazı futbol maçlarında “This is Russia” pankartı açmaları zaman zaman uluslararası gerilime neden olmaktadır.

Diğer dillerde Gerilim anlamı nedir?

İngilizce'de Gerilim ne demek? : n. tension, intensity, voltage, potential

Fransızca'da Gerilim : tension [la], volt [le], voltage [le]

Almanca'da Gerilim : n. Dramatik, Schauerfilm, Zug

Rusça'da Gerilim : n. натяжение (N), расширение (N), напряжение (N), вольтаж (M)