Tents türkçesi Tents nedir

Tents ile ilgili cümleler

English: They pitched their tents on the beach.
Turkish: Onlar çadırlarını sahilde kurdu.

English: We set up our tents before dark.
Turkish: Karanlıktan önce çadırlarımızı kurduk.

English: They set up their tents on the beach.
Turkish: Onlar çadırlarını sahilde kurdular.

English: We can't leave our tents on the beach where they are now. If we do, they'll be under water during high tide.
Turkish: Çadırlarımızı şimdi oldukları yerde sahilde bırakamayız. Eğer bırakırsak, su yükseldiğinde su altında kalacaklar.

English: We pitched our tents before it got dark.
Turkish: Hava kararmadan önce çadırlarımızı kurduk.

Tents ingilizcede ne demek, Tents nerede nasıl kullanılır?

Abused patents : Markayı ya da belgeyi haksız bir nedenle kullanma (çalma, elatma, benzetme gibi). Haksız kullanma.

Activate contents : İçeriği etkinleştir. İçerik etkinleştir.

Automatic lapse of patents : Bulgu belgelerinin kendiliğinden kamu malı olması. Bulgu belgelerinin, yasalarda belirtilen sürenin geçmesiyle kamu malı olması.

Build table of contents from : İçindekiler tablosunun yaratılacağı kaynak.

Cancellation of non used patents : Çeşitli nedenlerle kullanılmayan bulguların kullanılmasını sağlamak amacıyla, verilen belgelerin yok sayılması. Kullanılmayan belgeyi bozma.

 

Commissioner of patents : Yapım iyeliği temsilcisi. Yapım iyeliği ile ilgili işlemleri, başkası adına izleyen kişi.

Classification of patents : Kütüğe yazım kolaylığı sağlamak ve yinelemeleri önlemek için, bulgu belgelerini bilim dalları kümelemesine dayanan bir kurala göre ayırma. Bulgu belgelerini bölümleme.

Clear contents : İçeriği temizle.

Cell contents : Bir elektronik devresinin içindeki bir hücrenin içerdiği bilgi. Hücre içeriği.

Contents entry : İçindekiler öğesi.

İngilizce Tents Türkçe anlamı, Tents eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tents ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shelter tent : İki kişilik küçük çadır türü. İki kişilik çadır. İki kişilik portatif çadır.

Cabana : Abd ve güney amerika'da sahil kulübesine verilen isim. Kabine. Kulübe. Baraka. Havuz kenarında veya plajda üst değiştirmek için kullanılan küçük kabin. Kabin. Kümes. Kızılderili çadırı.

Tipi : Kızılderili çadırı. Yuvarlak çadır. Amerikan yerlilerince kullanılan koni şeklinde çadır.

Canvass : Oy toplamak. Reklam yapmak. Sipariş toplamak. Propaganda yapmak. Soruşturmak. Görüşmek. Tartışmak. Anket yapmak. Gözden geçirmek. Seçmenleri dolaşarak oy istemek.

Pretorium : Pretor'un resmi makamı.

Tabernacle : Sinagog. Seyyar yahudi tapınağı. Tapınak. Tapmak. Beden. Ruhun geçici olarak kaldığı beden. Barınmak. Muhafaza. Sığınak.

Guy : Adam. Tip. Alaya almak. Rezil etmek. Gergi. Alay etmek. Takılmak. Halatla tutturmak. Herif. Bağlamak.

 

Guy wire : Lente kablosu. Gergi teli. Takviye kablosu. Germe teli.

Marquee : Markiz. Markiz (kapı önündeki). Giriş saçağı. Kayar noktalı çerçeve. Kayanyazı. Kayan yazı. Tente. Afiş. Büyük çadır.

Tents synonyms : tupek, backpacking tent, praetorium, 10th, pyramidal tent, mountain tent, fly tent, cottage tent, pack tent, canvas tent, pop tent, sealskin tent, two man tent, umbrella tent, guy cable, lean to tent, wall tent, pup tent, stylets, tent, collapsible shelter, probang, teepee, tabernacles, guy rope, tupik, canvas, tepee, shelter, tentorium, ordinal, bivvy, stylet.

Tents zıt anlamlı kelimeler, Tents kelime anlamı

Cardinal : En önemli. Esaslı. Ana. Belli başlı. Kardinal kuşu. Kardinal. Başlıca. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından, 20 cm kadar uzunlukta, kuzey amerika'da yaşayan bir tür. Baş. Papayı seçen, ona danışmanlık eden ya da onun bakanları görevini yapan yetmiş başpapazdan her biri.