The life of türkçesi The life of nedir
- Dinamizm kaynağı.
- Enerji kaynağı.
- -'ın hayatı.
The life of ile ilgili cümleler
English: If you learn how to do card tricks you'll always be the life of the party.
Turkish: Kart hilelerini nasıl yapacağını öğrenirsen her zaman partiyi canlandıran sen olacaksın.
English: I owe you much more than you owe me, I said to him. I owe you the life of my fiancee, Mary.
Turkish: Ona senin bana borçlu olduğundan çok daha fazlasını ben sana borçluyum dedim. Sana nişanlımın hayatını borçluyum, Mary.
English: Although the life of Chinese people is getting better and better now, there is still room for improvement.
Turkish: Çin halkının yaşamı şimdi gittikçe iyileşmesine rağmen, gelişme için hâlâ bir neden vardır.
English: I can't for the life of me remember her address.
Turkish: Ne yaparsam yapayım onun adresini hatırlayamıyorum.
English: Ali had the life of his dreams.
Turkish: Ali hayallerindeki yaşama sahipti.
The life of ingilizcede ne demek, The life of nerede nasıl kullanılır?
The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.
Life : Canlı. Yaşantı. Hareket. Hayatla ilgili. Can katan kimse ya da şey. Dirlik. Kişi. Yaşam. Durmuş. Bir hayvan ya da bitkiyi anorganik ya da ölmüş organik maddeden ayıran özellik. canlının metabolizma, büyüme, üreme, çevreye uyum gibi gösterdiği hayati olaylar.
Of : -in. Li. -li. -nin. Yüzünden. -den. -den övünerek bahsetmek. Den. -dan. Nin.
Be the life of the party : Partileri seven ve bir partiyi diğer insanlar için daha canlı ve zevkli yapan biri olmak. Partinin canı olmak. Canlı ve eğlendirici olmak.
For the life of me : Vallahi. Eğer hayatım buna bağlıysa (haykırış, ünlem). Hiç. Başım hakkı için. Ölecek olsam bile. Hayatım için. Ne yaptıysam.
Spare the life of : Canını bağışlamak.
Lead a life of pleasure : Keyif sürmek. Zevk ve sefa sürmek.
Life of the party : Neşe saçan kişi.
The life and soul : Hayat ve ruh. Bir kimsenin varlığının en önemli parçası. Cevher. Öz.
To the life : Tıpatıp. Tıpkısının aynısı. Tamamıyla aslı gibi. Aynen. Tıpkı.
İngilizce The life of Türkçe anlamı, The life of eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The life of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Energy source : Bir çeşit enerjinin kendisinden kaynaklandığı veya üretildiği yer veya madde (ör. güneş).
Power supply : Besleme devreleri. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Besleme kaynağı. Enerji arzı. Güç kaynağı. Güç sunumu. Enerji beslemesi. Akım kaynağı. Güç beslemesi.
Source of energy : Enerji deposu.

Bu kısımda The life of kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The life of ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The life of anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The life of ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.