Timesaver türkçesi Timesaver nedir

  • Zaman kazandıran şey.
  • Zaman veya vakit kazandıran.

Timesaver ingilizcede ne demek, Timesaver nerede nasıl kullanılır?

Timesavers : Zaman kazandıran şey. Zaman veya vakit kazandıran.

Timesaving : Zaman kazandıran. Erginlik.

Times are bad : Zamanlar kötü. Zor dönem. Zor zamanlar.

Times have changed : Zaman değişti artık. Artık devir değişti. Zaman değişti.

Times of no combat : Herhangi bir savaşın vuku bulmadığı dönem. Herhangi bir dövüş veya çatışmanın olmadığı dönem. Savaş olmayan zaman.

As times go : Bu gidişle.

Times were changing : Zamanlar değişiyordu. Yeni fikirler duyuldu. Yaklaşım değişti. Tavır ve davranışlar değişti.

Times of old : Eski zamanlar.

Times without numbers : Sayısız kereler. Defalarca. Devamlı olarak.

Times of trouble : Zor dönem. Zorluk zamanları. Sıkıntı zamanları. Izdırap zamanları.

İngilizce Timesaver Türkçe anlamı, Timesaver eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Timesaver ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Opportunist : Fırsat kollayan. Fırsatçı. Fırsatı değerlendiren kimse. Fırsat düşkünü. Opurtunist. Oportünist. Tırnaksız.

Life buoy : Can simidi. Simit. Can yeleği. Tahlisiye simidi. Cankurtaran simiti. Cankurtaran simidi. Cankurtaran şamandırası.

 

Self seeker : Bencil. Çıkarcı. Egoist.

Life preserver : Topuzlu baston. Cankurtaran simidi. Cankurtaran malzemesi. Can yeleği. Cankurtaran.

Life belt : Cankurtaran simidi. Güvenlik kemeri. Can yeleği. Kemer şeklindeki cankurtaran kemeri. Cankurtaran kemeri. Cankurtaran yeleği.

Preserver : Konserve yapan kimse. Koruyucu madde. Korucu (av). Koruyucu.

Timesaver synonyms : flotation device, breeches buoy, life ring, timesavers.