Timesaving türkçesi Timesaving nedir

Timesaving ingilizcede ne demek, Timesaving nerede nasıl kullanılır?

Timesaver : Zaman veya vakit kazandıran. Zaman kazandıran şey.

Timesavers : Zaman kazandıran şey. Zaman veya vakit kazandıran.

İngilizce Timesaving Türkçe anlamı, Timesaving eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Timesaving ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Age : Eskitmek. Asır. Yaş. Bir varlığın doğumundan başlayarak ömrü boyunca tekrarlanan belirli zaman aralıklarının toplamı. Kişinin doğumundan beri geçen tam yıl süre. Yıpratmak. Yaşlanmak. İhtiyarlamak. Devir.

Maturity : Olgunluk. Pişkinlik. Vade. Ergenlik. Kemal. Erişkinlik. Matürite. Anaçlık. Vade dolumu.

Adulthood : Erişkinlik dönemi. Reşitlik. Yetişkinlik. Erişkinlik.

Age of consent : Rüşt. Ergenlik yaşı. Reşitlik. Rıza yaşı.

Puberty : Buluş. Erinlik. Ergenlik. Gençlik. Rüşt. Ergenlik çağı. Puberte. Buluğ çağı.

Time saving : Bir şeyleri hızlandırmaya niyetlenen. Hızlı ve etkili. Tez. Zaman kazanan. Çabuk. Zaman kazanan ve etkinliği artıran. Zaman kazandırıcı.

Opportunist : Fırsat düşkünü. Fırsatçı. Opurtunist. Tırnaksız. Oportünist. Fırsat kollayan. Fırsatı değerlendiren kimse.

Delivery : Duruşmadan bağışık tutulma. Bilgisayar, hukuk, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sevkiyat. Teslim etme. Dağıtım. Malların alıcısına veya temsilcisine fiilen verilerek el değiştirilmesi süreci. Doğum. Verme. Gönderme. Devretme.

 

Majority : Oy çoğunluğu. Sayı farkı. Fark. Yetişkinlik. Ekseriyet. Çoğunluk. Rüşt. Rüşt yaşı. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır.

Rescue : Mahpusu düşmandan kurtarmak. Kurtuluş. Kurtarılma. Yardım. Tahlisiye. Hacizden kurtarmak. Kurtarma. Muaf tutmak. Kurtarmak. İmdat.

Timesaving synonyms : majorities, saving, nubility, ripeness, expedient, nubilities, discretion, matureness, deliverance, puberties, opportunistic.

Timesaving zıt anlamlı kelimeler, Timesaving kelime anlamı

Inexpedient : Akılsız. Amaca uymayan. Akılsızca. Uygunsuz. Yersiz. Amaca uygun düşmeyen. Yararsız. Uymaz. Münasebetsiz. Elverişsiz.

Timesaving ingilizce tanımı, definition of Timesaving

Timesaving kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a timesaving expedient. Saving time.