Tinners türkçesi Tinners nedir

Tinners ingilizcede ne demek, Tinners nerede nasıl kullanılır?

Tinner : Kalaycı. Yağmur oluğu, ibrik v.b. işler yapan usta. Tenekeci.

Tinned : Kalaylı. Konserve. Kalaylanmış. Tenekeye konmuş. Kalayla kaplı.

Tinned food : Konserve.

Tinned fruit : Meyve konservesi.

Tinned good : Konserve gıda.

Tinned sheet iron : Kalaylı ince sac. Teneke.

Tinning : Konservelemek. Kalay kaplama. Kalayla kaplama. Kutulama (teneke). Kalaylama. Kalaylamak. Teneke kutuya koymak.

Tinned meat : Et konservesi.

Tinned music : Kasete kayıtlı müzik.

Tinning machine : Kalaylama makinesi.

İngilizce Tinners Türkçe anlamı, Tinners eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tinners ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Meal : Una benzer şey. Sofra. Yemek. Öğün yemeği. Küspe. Un gibi. Yağlı tohumların veya meyvelerin hidrolik pres, devamlı pres, solvent özütleme yöntemi gibi usullerle yağı alındıktan sonra geriye kalan proteince zengin ürün. Elenmemiş kaba un. Yemek vakti.

High tea : Erken akşam yemeği. İkindi kahvaltısı. Ağır çay ziyafeti. Çaylı hafif yemek. Çayla yenen akşam yemeği.

Interior : İçerisi. İnteryor. İç. İçteki. İç, iç taraf. iç tarafta bulunan. Dahili. İç kesim. İç dünya. Ülke içi. İçerideki.

 

Tinsmiths : Çinkocu. Lehimci.

Plumbers : Muslukçu. Su döşemecisi. Borucu. Lehimci. Tesisatçı (sıhhi). Sıhhi tesisatçı. Su tesisatçısı. Tesisatçı. Su tamircisi.

Internal : İçten. İçte ya da orta eksene yakın. İçsel (akıl sağlığı vb). İçilir. Bilgisayar, biyoloji, gramer alanlarında kullanılır. Yaradılış. İç. İçsel. İnternal. Doğa.

Tinner : Yağmur oluğu, ibrik v.b. işler yapan usta.

Repast : Taam. Öğün. Yemek. Yemek zamanı.

Tinkers : Tamirci (kötü). Tamircilik.

Tinners synonyms : tinman, tinker, plumber, tinsmith, whitesmith, tinmen, inward.

Tinners zıt anlamlı kelimeler, Tinners kelime anlamı

Outward : Dışa doğru olan. Dışarıya. Görünüşte. Bkz.outwards. Dışarıya giden. Dıştan. Dışa doğru. Görünen. Dış. Dışarıya doğru.

Loser : Ezik kimse. Yenilen. Beceriksiz. Kaybeden. Kaybeden kimse. Başarısız insan. Mağlup. Başarısız kimse. Boş adam. Hayatı kaymış.