Torsi türkçesi Torsi nedir

  • Yarım kalmış çalışma.
  • Heykel gövdesi.
  • Kolsuz ve başsız gövde.

Torsi ingilizcede ne demek, Torsi nerede nasıl kullanılır?

Torsiometer : Burulmaölçer. Torsiyometre.

Torsion : Torsiyon. Burulum. Bükme, burma, bükülme, burkulma, dönme ameliyattan sonra kan akıntısını durdurmak için bir damarın kesik ucunu bükme. karından ayaklı hayvanlarda vücudun gelişme sırasındaki bükülmesi. Burma. Biyoloji, fizik, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Burulma açısı. Bir ucu tutturulmuş yuvaksal bir çubuğun ya da bir telin erkin ucuna uygulanan bir kuvvet çiftinin yol açtığı biçim değişikliği. Torziyon. Kıvrılma. Bir organın kendi ekseni etrafında dönmesi, torsiyon.

Torsion balance : Burulma tartısı. Burulma tartacı. Bükme dengesi. Düşey bir teli burarak çok küçük kuvvetleri, örneğin kütleler çekimini, yükler çekimini ölçmede kullanılan duyarlıklı kuvvetölçer. Burulum tartacı. Yerçekimi alanının derecelerini ve eğrilik değerlerini ölçen araç. Fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Burulma balansı. Burulma terazisi. Torsiyon terazisi.

Torsion bar : Gergi demiri. Burma çubuğu. Bir ucu tutturulmuş, boşta olan öbür ucun dönmesi ile burularak iten güce direnç gösteren çubuk. Torsiyon çubuğu. Burulma çubuğu. Tork çubuğu. Burulma mili. Yay çubuğu.

 

Torsion bar spring : Burulma çubuklu yay. Burulma yayı. Burulma çubuğu yayı. Esnek metal bir çubuğun başka bir yük altında burulması ile elde edilen, kimi binitlerde makaslara yardımcı olarak kullanılan yay.

Torsions : Bükme. Burulma. Burma. Burulum. Burulma açısı. Kıvrılma. Dönme. Bükülme.

Torsional stress : Burulma gerilmesi. Burulum gerilimi. Burma gerilimi. Bir cisme burucu bir yüklenme uygulandığında eksende oluşan makaslama etkisi. Torsiyon gerilmesi. Buru zorlaması. Burulma zorlaması.

Torsional : Burulmayla ilgili. Burulumsal. Burulma ile ilgili.

Torsionally : Kıvrık bir tarzda. Kıvrımlı bir şekilde. Eğri bir biçimde. Bükülmüş bir şekilde. Eğimli bir tarzda.

Torsion test : Burulma deneyi. Burma deneyi. Torsiyon testi. Cıva alaşımı.

İngilizce Torsi Türkçe anlamı, Torsi eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Torsi ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Waistline : Bel. Bel kısmı. Bel genişliği. Bel yeri. Bel büyüklüğü. Bel yeri çizgisi. Bel ölçüsü.

Butt : Tos. Boynuzlamak. Kafa atmak. Kıç. Uç uca gelmek. Dip kısım. Kafa atma. Hedef. Popo. Nişan.

Rear : Geri. Büyütmek. Dikmek. Yükselmek. Yükseltmek. Arka. Bakmak. Art. Şahlanmak. Beslemek.

Gadoid : Morina ve mezgiti dahil eden gadiade balık familyasına ait veya ilgili olan. Gadidae familyasından. Gadiade familyasıyla ilgili. Gadidae familyasına özgü.

Cheek : Arsızlık. Avurt. Yanakların elmacık kemiğinden çene kemiğine kadar olan ve ağız boşluğu hizasına gelen kısmı. Yüzsüzlük. Küstahlık. Küstahlık etmek. Yüz. Balıklarda gözle preoperkul arasında kalan bölge. Saygısızca konuşmak. Cüret.

 

Derriere : (fransızca) arka. Arka. Kıç. Bir kimsenin arka tarafı. Popo.

Stern : Kıç (gemide veya teknede). Kıç. Katı. Sert (bakış veya yüz). Amansız. Acımasız. Kuvvetli. Haşin. Yavuz. Şiddetli.

Physical structure : Fiziki yapı. Fiziksel yapı.

Tail end : Arka kısım. Son uç. Uç. En son kısım. Son. Kıç. Arka uç. Kuyruk.

Middle : Orta kısım. Göbek adı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aradaki. Ortadaki. Ara. Orta yer. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Vasati. Vasat.

Torsi synonyms : serratus muscles, cusk, brosme brosme, tooshie, hind end, body part, love handle, buttock, prat, diaphragm, articulatio humeri, bottom, gadoid fish, midriff, hindquarters, can, fundament, buttocks, torsos, midsection, thorax, keister, tush, backside, fanny, dorsum, belly, rear end, back, nates, abdomen, seat, waist.