Tracking station türkçesi Tracking station nedir
- Hedef takip istasyonu.
- Roket.
- İzleme istasyonu.
- Düşman hareketlerinin takip edilip kaydedildiği istasyon.
- Takip istasyonu.
Tracking station ingilizcede ne demek, Tracking station nerede nasıl kullanılır?
Tracking : Peş peşe gitme. Kerning. Ray döşeme. Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere devindirilmesi; özellikle öne, geriye, yanlara, aşağıya, yukarıya sürekli devinimi. Bilgisayar, ekonomi, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kelime arası boşluk. İzleme. Kaydırma. Takip. (topoğrafyada) bir harf çiftini aralarındaki mesafeyi azaltarak normalden daha yakın olarak yerleştirme tekniği.
Station : Atletizm, bilişim, jeoloji alanlarında kullanılır. Çıkış bölmesi. Merkez. Yer. Durak. 1500 metreye dek yapılan koşularda, çıkış çizgisi gerisinden yarışa başlanılan bölüm. Rütbe. İstasyon. Toplumsal konum. Görevlendirmek.
Tracking error of a measuring instrument : Ölçme aygıtının izleme hatası.
Tracking in : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcının öne doğru devindirilerek konuya yaklaşması durumu. geriye kaydırmanın karşıtı. Öne kaydırma.
Tracking problem : İzleme sorunu.
Tracking service : İzleme servisi.
İngilizce Tracking station Türkçe anlamı, Tracking station eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tracking station ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Monitoring station : Gözleme bilgisayarı. Kontrol dinleme istasyonu.
Bird : Uydu. Kişi. Aves sınıfından yumurtlayan, akciğerli, sıcak kanlı, vücudu tüylerle örtülü, gagalı, iki ayaklı, iki kanatlı, uçucu hayvanların ortak adı. Kadın. Manita. Adam. Tip. Kus. Uzay gemisi.
Rockets : Azar. Havai fişek. Roka. Papara. Roketler. Füze.
Rocket : Roka. Füze fırlatmak. Havai fişek. Hardalgiller (brassicaceae) familyasından, 50 cm kadar boylanabilen, parçalı yapraklı, sarımtırak çiçekli, yaprakları çiğ olarak salata gibi yenen tek yıllık, otsu bir bitki. Füze. Roket atmak. Frenkmenekşesi. Jülyen. Fırlamak.
Projectiles : Mermi. Projektil. Atıcı. Fırlatılan. İtici. Kurşun. Atılan cisim. Fırlatıcı.
Ballistic missiles : Balistik füzeler. Balistik füze. Balistik mermiler. Ağrılık kuvvetiyle hareket eden füze.
Ballistic missile : Balistik füze. Ağrılık kuvvetiyle hareket eden füze.
Rocketed : Jülyen. Azar. Füze fırlatmak. Füze. Roket ile göndermek. Havai fişek. Papara. Fırlamak. Roket atmak.
Projectile : Projektil. Kurşun. Mermi. Fırlatılan. Atma. Büyük hızla atılan ve bu sırada edindiği devinirlik ile devinimini sürdüren nesne. Fırlatıcı. Atıcı. İtici.
Aerospace : Hava sahası. Hava-uzay. Uzay. Dünya atmosferi dışındaki uzay. Uzay boşluğuyla ilgili. Yeryüzü onun dışındaki uzay boşluğu atmosferi. Atmosfer-uzay sahası. Atmosfer ve dışındaki boşluk.

Bu kısımda Tracking station kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tracking station ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tracking station anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tracking station ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.