Tradition türkçesi Tradition nedir

  • Adetler.
  • Bir kuşaktan diğerine tarihsel ve toplumsal bazı değişikliklere uğradıktan sonra ve yalnız konuşma yoluyla geçerek çağımıza ulaşan, kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, bk. geleneksel yasa, gelenek özdeği, gelenekçilik, geleneksel zincir, geleneksel uygarlık. krş. görenek, boş inanç.
  • Bir toplumda, bir toplulukta, eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen tinsel ekin öğelerinin her biri.
  • Sünnet.
  • Görenek.
  • Hadis.
  • Bir toplumda kuşaktan kuşağa iletilen toplum üyeleri arasında manevi bağları güçlendiren her türlü kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar.
  • İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Gelenek.
  • Sünnet (din).
  • Adet.
  • Sözlü ve yazılı olmak üzere iki bölüme ayrılan ve bir toplumda kuşaktan kuşağa geçen kültür kalıtları, alışkanlıklar, bilgiler, töreler, davranışlar.
  • Anane.
  • Sünnet (dini terim).

Tradition ile ilgili cümleler

English: It's an American tradition to make a wish on your birthday.
Turkish: Doğum gününde dilek tutmak bir Amerikan geleneğidir.

English: This tradition arose in China.
Turkish: Bu gelenek Çin'de ortaya çıkmıştır.

English: This tradition is followed in most households.
Turkish: Bu gelenek birçok evde uygulanır.

 

English: This tradition has been passed down from generation to generation.
Turkish: Bu gelenek nesilden nesile geçirildi.

English: That old tradition has disappeared.
Turkish: O eski gelenek kayboldu.

Tradition ingilizcede ne demek, Tradition nerede nasıl kullanılır?

Tradition bearer : Kaynak kişi. Kendisinden halk kültürüyle ilgili bilgiler sağlanan birey. bk. halk kültürü.

According to tradition : Geleneğe göre. Adetlere uygun olarak.

Area co tradition : Bir bölgedeki değişik kültürlerin aynı tarihsel ve toplumsal etkenler altında kazandığı ortak geleneksel kültür, bk. kültür, gelenek, krş. bölgesel halk toplumu. Bölgesel ortak gelenek.

Auricular tradition : Kulaktan kulağa yayılarak gelen gelenek.

Became a tradition : Ananeleşti. Gelenek oldu. Gelenek haline geldi.

Individual tradition : Kişisel gelenek. Toplumun benimsemediği kişilerce oluşturulan gelenek türü. bk. gelenek, krş. toplumsal gelenek.

Dimensions of tradition : Gelenekleri oluşturdukları savunulan özellikler, bk. gelenek, dosdoğru gelenek boyutu, krş. boşinanç boyutları. Gelenek boyutları.

Dominant tradition : Egemen gelenek. Değişik geleneksel düzenlerde egemen olan geleneksel öğelerin tümü. bk. gelenek, öğe.

Folk tradition : Halkın, tarihsel akış içinde benimsediği, toplumsal değiniler yoluyla öz yapısına sindirdiği kültür ürünlerinden oluşan düzen. bk. tarihsel okul, tarihsel halkbilim, değini. Halk geleneği.

Depart from tradition : Gelenek veya göreneklerden sapma. Gelenekten ayrılma. Geleneği bırakma.

İngilizce Tradition Türkçe anlamı, Tradition eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tradition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Content : Esas. Kapsam. Razı. Mutlu etmek. Memnun kılmak. Doygun. Memnun etmek. Bir şeyin içinde bulunan. konuşma ya da yazıda sunulan düşünce, bilgi ve görüşlerin bütünü. bir öğretim programında üzerinde durulması ya da işlenilmesi istenilen etkinlikler, üniteler ve konular. konu. Mutlu. Yığın iletişiminde kaynaktan alımcıya iletilen bilginin, iletinin taşıdığı duygu ve anlam yükü.

Second nature : Alışkı. Kökleşmiş huy. Tabiat. Huy. Alışkanlık. İkinci doğa.

Bleeding : Lanet. Kanama. Kanın veya alyuvarların kalp ve damarlar dışına çıkması, hemoraji. Beton sütü. Kanayarak. Havasını alma. Allah'ın cezası. Suverme. Kanayan.

Circumcision : Ruhen arınma. Sirkumsizyon. Hz isa'nın sünnetinin kutlanması. Genellikle erkek çocuklara, seyrek olarak da kızlara (doğu afrika, arabistan vb.) uygulanan ve arap, ibrani halklarında, avustralya'da, afrika ve amerika'nın birçok bölgelerinde erkek cinsel örgeninin ucundaki kabuğu kesme (circumcicion) ya da siyeğin alt tarafını yarma (subincision) işlemi.

Folkway : Bir grubun üyelerinin kültürlerinin bir parçası olarak paylaştıkları gelenek uygulama veya hayat tarzı. Örf.

Sunnah : Temelini peygamber hz. muhammet'in sözleri ve davranışlarının oluşturduğu islami din kurallarının büyük kısmı (ayrıca sunna).

Way : Durum. Gidişat. Başarmak. Mesafe. Tarz. Taraf. Huy. Usul. Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri. Uzak mesafede.

Consuetude : Alışkanlık. Usul. Örf.

Custom : Huy. Bir toplumda yürürlükte olan ve insanların tutumlarına yön veren görenek, inanç ve alışkıların tümü. Sahibinin istekleri doğrultusunda özel olarak üretilen çalgı aleti. Bir toplumun yapmaya ve uymaya alışageldiği ve toplum tarafından yapılması gerekli görünen davranış kalıbı. Örf ve adetler hukuku. İtiyat. Müşteri. Alışveriş.

Tradition synonyms : mental object, cognitive content, customary usage, convention, catamenia, courses, habit, habits, wont, customs, circumcision feast, usage, circumcising, folkways, sunna, mores, ways, fashion, traditions, entries, the circumcision, observance, formality, institution, folk, bleedings, groove, circumcisions, precedent, hadith, grooves, circumcise, fashions.

Tradition ingilizce tanımı, definition of Tradition

Tradition kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Delivery. The act of delivering into the hands of another. To transmit by way of tradition. To hand down.