Transepts türkçesi Transepts nedir
- Haç şeklindeki kilisenin yan kolları.
- Çapraz sahın.
- Çapraz sanın.
- Transept.
Transepts ingilizcede ne demek, Transepts nerede nasıl kullanılır?
Transept : Haç şeklindeki kilisenin yan kolları. Çapraz sanın. Çapraz sahın.
Transepithelial : Transepiteliyal. Epitelin arasından veya epitelin bir tarafından diğer tarafına geçen.
Transect : Kestirmeden gitmek veya enlemesine bölmek. Enlemesine kesmek. Kesit çıkarmak. Enlemesine kesit yapmak.
Transected : Enlemesine kesit yapmak. Kestirmeden gitmek veya enlemesine bölmek. Kesit çıkarmak. Enlemesine kesmek.
Transection : Enlemesine kesme veya bölme. Çapraz kesit. Transeksiyon. Enlemesine kesme. Kesit.
Trans shipment : Aktarma. Giriş vergileri ödenmeksizin veya bağışık tutulma işlemi yapılmaksızın limana çıkarılan bir eşyanın başka bir limana gönderilmesi.
Trans genic : Transgenik. Genetik mühendisliği metotlarıyla kendine ait olmayan genler (trans gen) nakledilmiş herhangi bir bitki ya da hayvan.
Transesophageal echocardiography : Transözofagal ekokardiyografi. Transözofageal ekokardiyografi. Yemek borusu yoluyla ekokardiyografik görüntü alınması.
Trans border connection : Sınır ötesi bağlantı.
Trans isomer : Terseşli eşiz. Tersteş eşiz. Trans izomer. Transizomer. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çift bağ etrafında bulunan grupların düzlemin faklı tarafında olduğu geometrik izomer. Bir özdeciğin iki topağının ters yönlerde bulunduğu eşiz durumu.
İngilizce Transepts Türkçe anlamı, Transepts eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Transepts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Church : Papazlık. Mezhep. Kilisede tören yapmak. Kilise. Hristiyanlıkla ilgili cemaat. Kilise töreni yapmak. Hristiyan din adamları. Hristiyan toplumu. Cemaat. Kilise ile ilgili.
Structure : Parçaları ve öğeleri arasında yasalılık, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge ya da bütün. Öğecik ile özdeciklerin, eksicik ya da öğeciklerden oluşma biçimi. Düzenlemek. Dikili. İçyapı. Her tür dizge, bileşik, molekül, atom ve çekirdekten bir araya gelen nesne ya da parçaların birbirine göre oluşturdukları düzenlenim. Oyun dokusu, işlenişi, çatısı. konunun ana çizgisi. tuluata dayanan tiyatroda senaryo. Duvarlar ya da sütunlar üstüne oturtulmuş bir çatısı bulunan, insanların, hayvanların ve malların barınması ya da başka gereksinmeleri karşılamaları amacıyla yapılmış; bir yapıtasarcılık ürünü. Bina. Oyun yapısını ortaya çıkaran doku.
Construction : Yorum. Kuruluş. Kuruluş, yapı. Konstruksiyon. Tümce yapısı. Geçme. Konstrüksiyon. Dikinti. İnşa. Yapım.
Cut : Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. Hadım etmek. Kesilmiş. Kamçılamak. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. Sulandırmak. İndirilmiş. Yontmak. Kes. Sapmak.
Transepts synonyms : church building, transept.

Bu kısımda Transepts kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Transepts ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Transepts anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Transepts ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.