Transivity assumption türkçesi Transivity assumption nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Geçişlilik.
  • A, b ve c gibi üç mal sepeti olduğu varsayımı altında, tüketicinin a’yı b’ye, b’yi de c’ye tercih etmesi durumunda a’yı c’ye tercih edeceğini kabul eden tüketici tercihlerine ilişkin rasyonellik aksiyomlarından biri. krş. bütünlük, seçim.

Transivity assumption ingilizcede ne demek, Transivity assumption nerede nasıl kullanılır?

Transivity : Geçişlilik. A, b ve c gibi üç mal sepeti olduğu varsayımı altında, tüketicinin a’yı b’ye, b’yi de c’ye tercih etmesi durumunda a’yı c’ye tercih edeceğini kabul eden tüketici tercihlerine ilişkin rasyonellik aksiyomlarından biri. krş. bütünlük, seçim.

Assumption : Üstüne alma. Faraziye. Taslama. Tavır. Farzetme. Sayıltı. Farz. Sanı. Yüklenme. Bir kanıtlama ya da geçerleme sürecinde usavurma zincirini tamamlamak üzere kimi halkaları doğru ya da geçerli sayma.

Accounting period assumption : Muhasebe dönemi tahmini. Muhasebede düzenli ve belirlenmiş hesap dönemleri belirleyen temel görünüm (genellikle bir yıl).

Basic assumption : Temel varsayım. Temel tahmin. Temel kabul. Doğru olduğu varsayılan temel bir şey. Temel teori.

Ceteris paribus assumption : Diğer bütün şeyler sabitken yapılan varsayım. Diğer değişkenler sabit varsayımı.

 

İngilizce Transivity assumption Türkçe anlamı, Transivity assumption eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transivity assumption ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Transitivity : Fanilik. Geçicilik. Şekil değiştirme. Geçişme. Geçişlilik kuralı. Bir ölçme aracıyla ölçülmüş nesneler arasında bir sıra düzeninin kurulması için önkoşul olan ve "a, b'den büyük ve b, c'den büyükse a, c'den büyük olmalıdır" biçiminde dile getirilen kural, bk. sıralayıcı ölçek. Geçişkenlik.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Transivity assumption synonyms : transivity, a change in individual demand, ability to pay approach, ability to pay principle, a pass through certificate, a shift in supply, abnormal budget, ability rent, abnormal budget expenditures.