Triturating türkçesi Triturating nedir

Triturating ingilizcede ne demek, Triturating nerede nasıl kullanılır?

Trituration : İnce toz haline getirilmiş madde. Öğüterek toz haline getirme. Triturasyon. Tritürasyon. İnce toz yapma. Toz haline getirme. Ezerek toz haline getirme. Öğütme.

Triturate : İyi çiğnemek. Ezmek. Dövmek. Ezip toz haline getirmek. Öğütmek. Karışım. Toz haline getirmek. Tritürat.

Triturated : Ezip toz haline getirmek. Toz haline getirmek. İyi çiğnemek. Karışım. Öğütmek. Ezmek. Tritürat. Dövmek.

Triturates : Karışım. Ezmek. Öğütmek. Dövmek. İyi çiğnemek. Toz haline getirmek. Ezip toz haline getirmek. Tritürat.

Triturator : Öğütücü. Toz haline getiren veya öğüten cihaz. Toz haline getiren. Toz haline getiren veya öğüten kimse.

Triturators : Toz haline getiren veya öğüten cihaz. Öğütücü. Toz haline getiren veya öğüten kimse. Toz haline getiren.

Triturable : Toz haline getirilebilir. Ezilebilir. Öğütülebilir.

İngilizce Triturating Türkçe anlamı, Triturating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Triturating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Batter : Vuruş yapan oyuncu. Hor kullanmak. Meyilli olmak (duvar). Sert darbelerle vurmak. Güm güm vurmak. Yağ ve un karışımı hamur. Hırpalamak. Bam güm vurmak. Pasta hamuru.

 

Bastinado : Falakaya çekmek. Dayak. Sopa. Falaka. Falakaya yatırmak.

Amalgamations : Alaşım. Bütünleştirme. Karışma. Karıştırma. Şirket birleşmesi amacı ile uygulanan tasfiye işlemleri. Şirketlerin birleşmesi. Birleştirme. Birleşme. Füzyon.

Powdered : Toz. Pudralamak. Toz haline getirilmiş. Toz serpmek. Tozlandırılmış.

Bruise : Berelemek. Bere. Çürük. Berelenmek. Çürütmek. Vurmak. Yaralamak. Zedelemek.

Beat out : Vura vura söndürmek. Ritim tutmak. Çalmak (tamtam vb.). Çekiçlemek.

Digest : Dayanmak. Parçalanmak. Düzenlemek. Hazmolmak. Kavramak. Katlanmak. Kafada şekillendirmek. Besinleri sindirmek. Sindirilmek. Sindirmek.

Combo : Birleşik giriş kutusu. Kombo. Küçük caz topluluğu. Karma menü. Açılan kutu. Yerli kadınla yaşayan beyaz adam.

Amalgam : Daha az oranda diğer maddeleri de içermekle birlikte temelde gümüş ve civanın bir alaşımı olan ve mekanik olarak diş oyuklarını doldurmada kullanılan dolgu malzemesi. Civa alaşımı. Birbirine karışma. Metal karışımı. Amalgam. Cıvanın gümüş gibi kimi metallerle oluşturduğu katı ya da yarıkatı alaşım. Cıva alaşımı. Civa bileşiği. Cıvanın başka bir metalle oluşturduğu alaşım.

Triturating synonyms : triturated, baste, crush out, graining, pulverizes, domineer, floured, commixed, admixture, beat, crushes, contuse, domineered, batters, flouring, blends, beetle, bray, amalgamate, bash up, beat up, pulverizing, comminute, commix, beating up, grain, blend, basted, flour, combos, triturates, pulverized, pulverise.