Trustor türkçesi Trustor nedir

  • Bir tröst yapan kimse.
  • İnanılan kimse.
  • İnanan kimse.
  • Güven veren kimse.
  • Kreditör.
  • Güvenen.
  • Tröst kuran kişi.
  • Güvenen kimse.
  • Bir mutemetlik veya yedieminlik yaratan kimse.

Trustor ingilizcede ne demek, Trustor nerede nasıl kullanılır?

Trust account : Tröst hesabı. Güven hesabı. Emanet hesabı.

Trust company : Yatırım danışmanlığı şirketi (amerikan ingilizcesi). Bankalarla birlikte büyük girişimlerin ya da durağan malların yönetimini üzerine alan ortaklık. Tröst şirketi. Yatırım ortaklığı. Tröst ortaklığı.

Trust deed : Vekalet senedi. Yediemin sözleşmesi. Vazgeçme belgesi. Tesis senedi. Vekalet belgesi. Vekaletname.

Trust fund : Vakıf fonu. Güven fonu. Uluslararası para fonu’nun altın satışları, üye ülkelerin gönüllü katkıları ile yatırım ve krediden sağladığı gelirleri, az gelişmiş ülkelere borç ya da bağış olarak aktarmada kullandığı, 1975 yılında oluşturulup 1981 yılında sonlandırılmış fon. gereksinimi olan kişi, kurum ya da ülkelere yardım etmek amacıyla ulusal ya da uluslararası tüzel veya gerçek kişilerin oluşturduğu fon.

Trust in : Güvenmek. İnanmak.

Trust territory : Vesayet altındaki bölge.

Trust somebody with something : Emanet etmek. Borç vermek.

Trust relationship : Emanetçi ile hak sahibi arasındaki ilişki. Güven ilişkisi. Güvenilebilirlik ve itimat ilişkisi.

 

Trust somebody to do something : Yapabileceğine inanmak.

Anti trust policy : Tekelleşmeye engel olmak ve tekelleşmenin yol açacağı zararları önlemek ya da azaltmak amacı güden hükümet politikası. Tekelleşme karşıtı politika.

İngilizce Trustor Türkçe anlamı, Trustor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trustor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fiducial : İtimat eden. Güvene dayalı olan. Emniyet eden. Güvene sahip olan. Bir mukayesenin sabit değişmezi olarak kabul edilen.

Conferrer : Başkasıyla görüşe alışverişinde bulunan kimse. Biriyle danışan kimse. Müzakere eden kimse.

Trusting : Çabuk inanan. Güven dolu. Güvenme. Güvenilir. İnançlı.

Giver : Bahşeden. Veren. Verici. Keşideci. Hibe eden. Veren kimse. (poliçe) veren.

Bestower : Bağışlayan. Hediye eden.

Presenter : İbraz eden. Sunan. Takdimci. Tanıtıcı. Spiker. Sunan kişi. Sunucu.

Reliant : Kendinden emin. Bel bağlayan. Bağımlı. Bağlı. Asılı. İtimat eden. Dayalı. Kendine güvenen. İnançlı.

Settlor : Mülkünü vasiyetle bırakan kimse.

Trustor synonyms : trusters, truster, donor.