Tuckets türkçesi Tuckets nedir

  • Boru takımı.

Tuckets ingilizcede ne demek, Tuckets nerede nasıl kullanılır?

Tucket : Boru takımı.

Tucked : Kıstırmak. Tıkmak. Kıvırmak. Sokmak. Katlamak. Tepmek. Tıkıştırmak. Kıvrılmak. Sıkıştırmak.

Tucked away : Saklı. Gizlenmiş. Bulunması zor. Gizli. Saklanmış.

Tucked up : Kıvrılmak. Katlamak. Sıvamak. Sarmak. Kıvırmak. Sarmalamak.

Tucker : Plise makinesi. Şömizet. Yiyecek. Bıktırmak. Boyun atkısı (kadın). Bezdirmek. Tıkıştıran. Yormak. Korse içine giyilen dantel yelek. Korse içine giyilen dantel yelek (17.yy.).

Best bib and tucker : En iyi elbise. En iyi giysiler. Kişilik giysi. Bayramlıklar. Bayramlık giysi.

Tuck away : Tıka basa doldurmak. Gizlemek. Saklamak.

Tuckering : Plise makinesi. Yormak. Korse içine giyilen dantel yelek. Şömizet. Bıktırmak. Yorgunluk. Boyun atkısı (kadın). Bezdirmek. Yiyecek.

Tuckers : Şömizet. Korse içine giyilen dantel yelek. Tıkıştıran. Yorgunluk. Korse içine giyilen dantel yelek (17.yy.). Bıktırmak. Plise makinesi. Boyun atkısı (kadın). Yormak. Bezdirmek.

Tuck in : Tıkmak. Yumulmak. Sokuşturmak. Sokmak. Sarmak. Tıka basa yemek. Tıkıştırmak. Kıvırmak. İştahla yemek. İçine sokmak.

İngilizce Tuckets Türkçe anlamı, Tuckets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tuckets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cannikin : Su tası. Tahta kova (ayrıca canikin). İçinden içmek için kullanılan küçük konserve kutu.

Transfer : Aktarma. Erke ya da özdeğin bir yerden bir yere geçişi. Bir hakkın, bir hukuki çıkarın ya da bir nesnenin bir kimseden bir başka kimseye geçmesini sağlayan işlem. Taşınmak. İletmek. Basmak (kopya). Geçirmek. Yapıştırma. Nakil. Göndermek.

Water wheel : Su çarkı. Su tekeri. Bostan dolabı. Su dolabı. Dolap.

Waterwheel : Su çarkı.

Pass : Geçit. Geçiş. Uzatmak. Uç boylarında bulunan küçük kale. dağ geçitlerinde kurulan karakol ya da karakol binası. iki dağ arasındaki geçit yeri, boğaz. Söylemek. Geçirmek. Aktarma. Geçiş izni. Piyasaya sürmek. Bir oyuncunun, ayakla ya da başla topu kendi takım arkadaşlarından birine göndermesi.

Wine cooler : Şarap soğutma kovası.

Railroad ticket : Tren bileti.

Round trip ticket : Gidiş-dönüş bileti. Gidiş dönüş bileti. Gidiş geliş bileti.

Season ticket : Abonman bileti. Sezonluk bilet. Kesene kartı. Seyahat kartı. Kesenelere ilişkin işlemlerin düzenli yürütülmesi amacıyla, bu yöndeki koşulları tümüyle kapsayan ve uygulamaları sonuçlarıyla gösteren bilgi verici kart. Mevsimlik bilet. Abonman. Seyahat pasosu. Abonman kartı.

Tuckets synonyms : dredging bucket, plane ticket, theatre ticket, pipefitting, slop jar, tucket, commutation ticket, airplane ticket, theater ticket, commercial document, vessel, slop pail, wine bucket, commercial instrument, train ticket, pail, dinner pail, dinner bucket, bus ticket, return ticket, kibble.

Tuckets zıt anlamlı kelimeler, Tuckets kelime anlamı

Refresh : Serinletmek. Hayat vermek. Ferahlatmak. Mutlulandırmak. Açılmak. Tazelemek. Mutlandırmak. Dinçleşmek. Ferahlamak.

Tuckets antonyms : untucked.