Tuners türkçesi Tuners nedir

  • Akort düdüğü.
  • Kanal seçici.
  • İstasyon arayıcı (radyo).
  • Kanal arayıcı.
  • Radyo alıcısı.
  • Ayarlayıcı.
  • Oluk seçici.
  • Tuner.
  • Ayar aygıtı.
  • Akortçu.
  • Kanal arayıcı (televizyon terimi).

Tuners ingilizcede ne demek, Tuners nerede nasıl kullanılır?

Non staggered tuners : Kademesiz burgu. Genellikle açılı kafaya sahip olduğundan tellerinin eşikten açılanmasına ihtiyaç olmayan gitarlarda kullanılan, telleri tutan çubuklarının tümü aynı yükseklikte konumlandırılmış burgular.

Tuner error : Ayarlayıcı hatası.

Tuner uhf : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Pek yüksek yinelenim seçici. Almaçta pyy'deki olukların ayarında kullanılan, ayrı bir dalgalığı ve dalgalık girişi bulunan seçici.

Tuner vhf : Almaçta çyy'deki olukların ayarında kullanılan seçici; ayrı bir dalgalığı ve dalgalık girişi bulunur. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çok yüksek yinelenim seçici.

Fine tuner : Raptiye. Floyd rose tipi köprülerde bulunan ve teller eşikten kilitlenip burgular devre dışı bırakıldığı zaman akort üzerinde ince ayar yapmaya yarayan raptiye biçimli küçük plastik vidalardan her birisi.

Tune out : Duymazdan gelmek.

Importuner : Can sıkan kimse. Birinin başının etinin yiyen. Çok üsteleyen kimse. Çok ısrar eden.

Tune o matic bridge : Vidalı köprü. Telleri bünyesinde boğumlamayan ve bu yüzden köprü kuyruğu ile veya tel yuvalı gövdelerde kullanılabilen, yüksekliği ayarlanabilir türden sabit köprü. Ayarlı sabit köprü.

 

Tune in : Anlamak. Açmak. Bir şeye kanalize olmak. Kavramak. Belirli bir istasyonu açmak. İstasyon bulmak (radyo). Bir şeye konsantre olmak. Ayarlamak. (radyo) dalgayı ayarlamak.

Locking tuner : Kilitli burgu. Üzerinde bulunan vida yardımıyla teli sıkıştıran ve telin burgu etrafında sarımına ihtiyaç bırakmayan burgu türü.

İngilizce Tuners Türkçe anlamı, Tuners eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tuners ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Channel selector : Arna seçici.

Set : Rahatlatmak. Yapmacık. Kararlı. Öbek. Dediğim dedik. Bir odayı ya da kapalı bir alanı gösteren dekor. Değişmez. Kalkan. Sabit. Batmak.

Air : Yeryuvarını saran uçun ve uçuk katmanın oluşturduğu akışkan ortam. Nağme. Ortaya dökmek. Eda. Tenek atmak. Söylemek. Oylumca % 78 azot, % 21 oksijen, % 0.94 soy gazlarla karbon dioksit vb. gazlardan oluşmuş, yeryuvarı çevreleyen ve içinde canlıların yaşayabileceği gaz karışımı. Açılmak. Gökyüzü. Hafif rüzgar.

Melody : Belli bir kurala göre çıkarılan ve kulakta haz uyandıran ses dizisi. Ahenk. Ezgi. Terane. Bir kadın ismi. Nağme. Melodi. Beste.

Leitmotif : Ana motif. Nakarat. Tema.

Channel selector switch : Kanal seçim düğmesi.

Strain : Kasmak. Bir bakteri veya virüsün farklı alt türlerinin, aralarında genetik farklılıklar bulunan grupları. Germek. Gerilerek zorlanmak (kaslar). Filtre etmek. Saptırmak. Yormak. Eğilmek. Çabalamak. Süzmek.

 

Flourish : Süslemek. Elini kolunu sallayarak dikkat çekmeye çalışmak. Zenginleşmek. Abartılı jestler yapmak. Gelişmek. Yıldızı parlamak. Gösteriş. Dalgalanmak. Süslü konuşmak. Büyümek.

Broadcast receiver : Yayın alıcı. Yayın alıcısı.

Music : Nota. Hava. Musiki. Nağme. Duygu, düşünce ve imgeleri, tek ya da çok sesli olarak türlü biçimlerde anlatma sanatı; bu biçimde düzenlenmiş eserlerin söylenmesi ya da çalınması. öğrencilere kendi sesleriyle şarkı söylemek, müzik dilini doğru olarak okuyup yazmak, herhangi bir çalgı çalmak, değerli müzik parçalarını dinlemekten zevk almak ve bu parçaları yorumlamak için gerekli bilgi, beceri ve beğeyi kazandırmak amacıyla okutulan ders. Partisyon. Makam. Ahenk. İnsanoğlunun toplumsal, dinsel, büyüsel, duyusal, düşünsel, eşeysel gereksinmelerini karşılamak için kullandığı uyaklı uyaksız, ölçülü ölçüsüz, düzenli düzensiz ses, sözlü ses, doğal ya da yapay aygıtların seslerinden oluşan evrensel kültür düzeni, bk. müzikbilim, halk müziği, krş. halk koşuğu, halk oyunu. Müzik.

Tuners synonyms : musical theme, melodic line, musical phrase, signature tune, melodic phrase, tune in, pilot, program selector, setter, fine tune, tune up, glissando, tuner, theme song, regulative, leitmotiv, adjustors, adjuster, service, voice, adjustor, signature, line, tucket, radio receiver, melodic theme, fanfare, phrase, theme, tweak, variator, idea, roulade.