Tutka nedir, Tutka ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Parmakta çıkan çıban, dolama.

Tutka ile ilgili Atasözü veya Deyim

tutkal gibi : sırnaşık ve yapışkan kişi.

Tutka tanımı, anlamı

Kan tutkalı : Büyük baş hayvan kanından üretilen ucuz ağaç yapıştırıcısı

Kaplama tutkalı : Kaplama yapıştırmak üzere hazırlanmış, özel karışım ve kıvamda tutkal.

Kauçuk tutkal : Kauçukla hazırlanan ağaç yapıştırıcısı.

Kemik tutkalı : Yağı alınmış hayvan kemiklerinden üretilen ve sıcak olarak kullanılan tutkal. Kemik kullanılarak yapılan tutkal.

Koyu tutkal : Eritici-inceltici sıvı oranı düşük olan tutkal eriyiği.

Levha tutkal : Dikdörtgen ya da kare biçiminde, el büyüklüğünde, 4-8 mm. kalınlığında glüten tutkalı (sıcak tutkal).

Sıcak tutkal : Deri, kemik, kan gibi hayvan artıklarından elde edilen, genellikle sıcak halde kullanılan yapıştırıcı.

Tavşan tutkalı : Tavşan deri ve kemiklerinden üretilen, özellikle esnek gereçlerin yapıştırılmasında kullanılan tutkal.

Tutkaç : Ateş üstündeki kabı tutup indirmek için bez ve benzerleri şeylerden yapılan tutacak. Tabaklıkta gönleri parlatmak için kullanılan cila.

Tutkal boya : (Resim) Yağ, yumurta akı, kazein, tahta tutkalı gibi yapıştırıcıların suda eriyen toz boyalarla karıştırılmasından elde edilen boya. a. bk. suluboya, kazein boya.

 

Tutkal boyası : Boya-tutkal karışımı.

Tutkal çizgisi : Yapıştırılan iki parça arasındaki tutkal kalınlığının dıştan görünüşü.

Tutkal fırçası : Tutkal sürmek için kullanılan, değişik biçim ve büyüklükte fırça.

Tutkal lekesi : Uygun olmayan çalışma sonucunda ağacın tutkalla lekelenmesi. Yapıştırılan kaplamada, tutkalın kaplama yüzüne çıkması.

Tutkal macunu : Hazırlanışında yapıştırıcı ve bağlayıcı gereç olarak tutkaldan yararlanılan ağaç macunu.

Tutkal sobası : Tutkal eritmede ve pres saçlarının ısıtılmasında kullanılan büyük soba.

Tutkal sürme makinesi : Tablalara ya da ağaç levhalara, silindirleri arasından geçerken tutkal süren özel makine.

Tutkal tavası : Sıcak tutkalın (glüten tutkalının) eritilmesinde kullanılan, genellikle bakırdan yapılmış özel kap.

Tutkallanma : Tutkallanmak durumu.

Tutkallanmak : Tutkallı duruma gelmek.

Tutkaltarağı : Geniş yüzeylere eşit kalınlıkta tutkal sürebilmek için kullanılan, kenarlarından biri testereye benzeyen, ağaç ya da madensel araç.

Tutkan : İlme de denilen dikenli çalı. Tutma özelliği gösteren.

Tutkap : Polis, jandarma : Tutkaplar geliyor.

Yapay reçine tutkalı : Kimyasal olaylar sonunda bağlayıcı güç kazanan, suya, ısıya ve dış etkilere dayanıklı yapıştırıcı.

Balık tutkalı : Balık endüstrisi artıklarından üretilen, yavaş kuruyan fakat bağlama gücü yüksek yapıştırıcı.

Boncuk tutkalı : Boncuk biçiminde glüten tutkalı.

Glüten tutkalı : Hayvanların deri, kemik, sinir vb. artıklarından elde edilen, genellikle sıcak olarak kullanılan bir yapıştırıcı türü.

 

İnce tutkal : Uygun sıvılarla akıcılığı artırılmış sıvı tutkal.

Kaurit tutkalı : Üre.

Kazein tutkalı : Ekşi sütten kireç yardımı ile üretilen ve soğuk olarak kullanılan ağaç yapıştırıcısı.

Lastik tutkalı : Lastiklerin kasnağa yapıştırılmasını sağlayan madde.

Plastik tutkal : Mobilyacılıkta kullanılan ağaç yapıştırıcı.

Tutkal : Deri, kıkırdak vb. hayvansal maddelerden elde edilen, katılaşıp sertleşme özelliğiyle tahta, kâğıt vb. yapıştırmaya yarayan madde.

Tutkal şerbeti : İçine çok az eritilmiş tutkal katılan ılık su.

Tutkalcı : Tutkallama işiyle uğraşan işçi.

Tutkalcılık : Tutkalcının işi.

Tutkallama : Tutkallamak işi.

Tutkallamak : Tutkal sürmek, tutkalla yapıştırmak.

Tutkallı : Tutkal sürülmüş. İçinde tutkal bulunan.

Tutkalsız : Tutkal sürülmemiş. İçinde tutkal bulunmayan.

Diğer dillerde Tutarsız önerme anlamı nedir?

İngilizce'de Tutarsız önerme ne demek ? : unsatisfiable sentence