Ultraviolet türkçesi Ultraviolet nedir

  • Dalgaboyu mor renkli ışığınkinden daha kısa (yaklaşık 4000 a° dan küçük) olan ışık.
  • Mor ışıktan daha kısa dalgaboylu, çıplak gözle görünmez ışık.
  • Bilgisayar, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır.
  • Morötesi ışık.
  • Mor ötesi.
  • Morüstü.
  • Uv.
  • Ultraviyole.
  • Morötesi.
  • [#mor+ötesi+radyasyon Mor ötesi radyasyonu].
  • Elektromıknatıssal dalgaların görünge aralığında mor rengin ötesinde yer alan ve dalga boyu yaklaşık 4-10-7-10-8 m, sıklığı 7,5 -10.14 -3 .1o-16s-1 olan bölgedeki ışınımlar.
  • Ültraviyole.

Ultraviolet ile ilgili cümleler

English: Ultraviolet rays can cause skin cancer.
Turkish: Ultraviyole ışınları cilt kanserine neden olabilir.

English: Ultraviolet rays are harmful to us.
Turkish: Ultraviyole ışınları bizim için zararlı.

English: Butterflies can communicate using ultraviolet signals.
Turkish: Kelebekler mor ötesi ışın kullanarak iletişim kurabilirler.

English: The sudden increase of ultraviolet rays made the researchers believe in the existence of ozone holes.
Turkish: Ultraviyole ışınlarının ani artışı araştırmacıları ozon deliklerinin varlığına inandırdı.

Ultraviolet ingilizcede ne demek, Ultraviolet nerede nasıl kullanılır?

Ultraviolet b : 280 ve 320 nanometre arasında dalgaboyu olan elektromanyetik radyasyon. Ultraviyole b. Uvb. Güneş ışığının güneş yanığı ve deri kanserine sebep olan ısı yayan bileşeni.

 

Ultraviolet filter : Ültraviyole filtresi. Morötesi süzgeci. Özellikle çok yükseklerde (1.500 m'nin üstündeki dağlarda, uçuşlarda), bazen de deniz kıyısındaki çevirimlerde kullanılarak görüntüde sisi önleyen, morötesi ışınlarını süzen renk süzgeci. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ultraviyole filtresi.

Ultraviolet lamp : Ultraviyole lambası. Morötesi lambası. Ültraviyole lambası.

Ultraviolet light : Ültraviyole ışık. Dalga boyu 2000-4000 arası olan, güneşten gelen, gözle görülmeyen, deri altında d vitaminin sentezlenmesini sağlayabilen ışınlar, uv ışın, ultraviyole. Morötesi ışık. Mor ötesi ışın. Ultraviyole ışık. Morüstü ışık. Ultraviyole ışınları. Uv ışın.

Ultraviolet microscope : Ultraviyole mikroskop. Üzerine mor ötesi ışık (uv) düşürüldüğü zaman ya da içinden geçirildiğinde ya da flüoresan boyalarla boyandığında flüoresan özellik gösteren hücre veya kısımlarını incelemede kullanılan bir tip mikroskop. flüoresan mikroskobu. Ültraviyole mikroskobu.

Ultraviolet spectrophotometry : Morötesi spektrofotometri.

Ultravires : Yetki dışında.

Ultraviolet radiation : Biyoloji, fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mor ötesi radyasyon. Dalga boyu x ışınıyla görünür ışık arasında (200-400 nm arası) olan elektromanyetik radyasyon. Mor ötesi radyasyonu. Ültraviyole radyasyon. Genellikle uyarılmaya yol açan radyasyon olarak kabul edilen bir elektromanyetik radyasyon tipi. ültraviyole radyasyonu. Ultraviyole radyasyon. Morötesi ışınımı. Tek renkli bileşenlerinin dalga boyları yaklaşık olarak 10 ile 380 nm. arasında olan ışınım. morüstü-a (uv-a): 315... 380 nm. morüstü-b (uv-b): 280 ... 315 nm. morüstü-c (uv-c): 10 ... 280 nm. Morötesi radyasyon.

 

Ultraviolet ray : Görünür güneş ışınlarından daha kısa dalga boyuna sahip tedavi edici ışınlar. Ultraviyole ışınlar.

Ultraviolet rays : Morötesi ışınlar. Görünür güneş ışınlarından daha kısa dalga boyuna sahip tedavi edici ışınlar. Ültraviyole ışınlar. Ültraviyole ışınları. Ultraviyole ışınlar. Ultraviyole ışınları.

İngilizce Ultraviolet Türkçe anlamı, Ultraviolet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ultraviolet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Actinic ray : Aktinik ışınlar. Elektromanyetik radyasyon (inişli çıkışlı elektrik alanlarından ve manyetik alanlardan oluşan dalgalar). Aktinik ışın.

Ultraviolet light : Uv ışın. Ultraviyole ışık. Dalga boyu 2000-4000 arası olan, güneşten gelen, gözle görülmeyen, deri altında d vitaminin sentezlenmesini sağlayabilen ışınlar, uv ışın, ultraviyole. Morüstü ışık. Ultraviyole ışınları. Ültraviyole ışık. Mor ötesi ışın.

Invisible : Resmi hesaplarda gözükmeyen. Çabuk kestirilemez. Gizli. Görülmez. Gözle seçilemez. Gözle görülmeyen. Görünmeyen. Görünmez. Gözle görülemeyen.

Unseeable : Gözle görülmeyen. Gözle görülemeyen.

Sunray : Güneş ışını.

Actinic radiation : Aktinik radyasyon. Aktinik ışınım. X ışınlarıyla bombardıman edilen bazı maddelerden yayılan fotoğrafik etkili ışık. Kimyasal radyasyon.

Ulraviolet : Mor ötesi ışın.

Ultra violet : Görünür renk spektrumunun sonundaki morun hemen ötesinde bulunan.

Ultraviolet radiation : Genellikle uyarılmaya yol açan radyasyon olarak kabul edilen bir elektromanyetik radyasyon tipi. ültraviyole radyasyonu. Tek renkli bileşenlerinin dalga boyları yaklaşık olarak 10 ile 380 nm. arasında olan ışınım. morüstü-a (uv-a): 315... 380 nm. morüstü-b (uv-b): 280 ... 315 nm. morüstü-c (uv-c): 10 ... 280 nm. Genellikle uyarılmaya yol açan ve dalga boyu 200-400 nm arasında olan elektromanyetik radyasyon tipi, ultraviyole, ultraviyole radyasyon. Elektromıknatıslı ışınımın, görünür ışık ile röntgen ışınları arasındaki dalga uzunluklarını, yani 4x10-7'den 5x10-9 metreye değin ulaşan dalga uzunluklarını kapsayan, izgenin mordan sonra gelen bölümündeki ışınım. Ultraviyole ışıma. Morüstü ışınım. Ültraviyole radyasyon. Biyoloji, fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mor ötesi radyasyon. Ultraviyole radyasyon.

Ultraviolet synonyms : sun ray, uv, ultraviolet illumination.

Ultraviolet zıt anlamlı kelimeler, Ultraviolet kelime anlamı

Visible : Açık. Görülebilir. Belli. Gözle görülür. Mevcut. Peyda. Gözle görülebilir. Gözle görünen. Görünen. Göze çarpan.

Ultraviolet ingilizce tanımı, definition of Ultraviolet

Ultraviolet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Said of rays more refrangible than the extreme violet rays of the spectrum. Lying outside the visible spectrum at its violet end.