Unbearable türkçesi Unbearable nedir
- Çekilmez.
- Dayanılmaz.
- Katlanılmaz.
Unbearable ile ilgili cümleler
English: Change the channel, please; that music is unbearable.
Turkish: Lütfen kanalı değiştir; o müziğe tahammül edilemez.
English: Is the pain unbearable?
Turkish: Acı dayanılmaz mı?
English: Some children resort to suicide in order to escape from unbearable pressure.
Turkish: Bazı çocuklar dayanılmaz baskıdan kaçmak için intihara başvuruyorlar.
English: Bearing can be unbearable.
Turkish: Katlanma dayanılmaz olabilir.
English: Ali was in unbearable pain.
Turkish: Ali dayanılmaz acı içindeydi.
Unbearable ingilizcede ne demek, Unbearable nerede nasıl kullanılır?
Unbearable pressure : Tahammül edilemez basınç. Dayanılmaz baskı. Çok çok güçlü baskı veya basınç.
The unbearable lightness of being : Milan kundera'nın (çekoslavak yazar) daha sonra filmi çekilen kitabı. Varolmanın dayanılmaz hafifliği.
Became unbearable : Kabul edilemez oldu. Katlanılamaz bir hal aldı. Dayanılmaz oldu. Çekilmez oldu.
The situation became unbearable : Durum dayanılmaz bir hale geldi. Duruma artık daha fazla tahammül edilemezdi. Durum artık katlanılabilir olmaktan çıktı.
Unbearableness : Dayanılmazlık. Katlanılmazlık. Çekilmezlik.
Unbearably : Dayanılmaz bir şekilde. Katlanılmaz bir şekilde. Tahammül edilemez bir tarzda.
Unbearded : Sakalsız. Başaksız.
İngilizce Unbearable Türkçe anlamı, Unbearable eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Unbearable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Beyond bearing : Meyvelerini taşıyamayan.
Unendurable : Tahammül edilmez.
Resistless : Mukavemetsiz. Dirençsiz.
Milk and water : Değersiz. Yavan. Tatsız. Tatsız-tuzsuz.
Unsupportable : Yukarıda tutulamaz. Sürdürülemez. Kanıtlarla desteklenemez (olaylar, tartışmalar vs). Savunulamaz. Devam ettirilemez. Kuvvetlendirilemez. Desteklenemez.
Intolerable : Katlanılamaz. Tahammül edilmez. Kabul edilebilir değil. Kabul edilemez.
Bitter : Acılık. Bitter (çikolata). Acılı. Keskin. Keskinlik. Barut gibi. Yakıcı. Sert. İliklere işleyen. Kinin ve diğer bazı alkoloitlerle kafein gibi değişik maddelerin, suda seyreltilmiş çözeltilerinin oluşturduğu tat veya bu tadı veren saf veya karışık maddelerin duyusal özelliği.
Forbidding : Riskli. Tehlikeli. Korku veren. Korkutucu. Ters. Ciddi. Vahim. İtici. Ekşi yüzlü.
Insupportable : Haksız. Tahammül edilemez.
Unbearable synonyms : beyond all bearing, cruels, the impossible, impermissible, cruel, impossible, insufferable, opposeless, unsufferable, unacceptable, unlivable, beyond endurance, excruciating, irresistible, provoking.
Unbearable zıt anlamlı kelimeler, Unbearable kelime anlamı
Tolerable : Şöyle böyle. İyice. Dayanılır. Çekilir. Orta. Hoşgörülebilir. Katlanılır. Kabul olunabilir. İdare eder. Orta halli.
Permissible : Helal. Hoşgörülebilir. Olurlu. Mubah. Hoş görülebilir. Müsaadde edilebilir. Müsade edilebilir. Caiz. Müsaade edilebilir. İzin verilebilir.

Bu kısımda Unbearable kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Unbearable ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Unbearable anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Unbearable ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.