Uncoat türkçesi Uncoat nedir

  • Tabakalarını kaldırarak açığa çıkartmak.
  • Katmanlarını kaldırmak.
  • Tabakalarını çıkarmak.
  • Örtülerini kaldırmak.

Uncoat ingilizcede ne demek, Uncoat nerede nasıl kullanılır?

Uncoated : Kaplanmamış. Tabakalarını çıkarmak. Örtüsüz. Katmanlarını kaldırmak. Örtülerini kaldırmak. Dizgisiz. Tabakalarını kaldırarak açığa çıkartmak.

Uncoating : Soyunma. Tabakalarını kaldırarak açığa çıkartmak. Soyma. Tabakalarını çıkarmak. Katmanlarını kaldırmak. Bağlanma ve penetrasyonla hücre içerisine dahil olan virüsün genom yapılarının serbest hale geçtiği virüs adımı. Örtülerini kaldırmak.

Uncoagulated : Pıhtılaşmamış.

Unco : Aşırı. Acayip. Meçhul. Yabancı. Müthiş. Son derece. Tuhaf. Aşırı derecede. Garip. Olağanüstü.

Uncock : Horozu gevşetmek (silah). Emniyete almak (tetik).

Uncoiled : Çözülmek. Açmak. Açılmamış (kangal). Çözmek (kangal).

Uncocked : Emniyete almak (tetik). Horozu gevşetmek (silah).

Uncoiler : Bobin açma aygıtı. Açıcı.

Uncoined : Darp edilmemiş. Külçe halinde olan. Sikke yapılmamış.

Uncoiling : Açmak. Çözülmek. Sargıyı çözmek. Kangalı açmak. Boşalmak. Açmak (makaraya sarılı bir şeyi). Sarım çözmek. Çözmek. Çözmek (kangal). Çözülmek (halka şeklinde sarılı bir şey).

 

İngilizce Uncoat Türkçe anlamı, Uncoat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Uncoat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Breast pocket : Göğüs cebi.

Discharge : Bir yoğunlaçta biriken elektrik yükünün bir dış devreye verilmesi. bir pilde biriken kimyasal erkenin elektrik erkesine dönüşmesi. Tahliye etme. Taburcu etmek. Boşaltmak. İşten atmak. Akıtmak. Görevden almak. İşten kovmak. Ödeme. İş çevrimlerindeki daralmaya bağlı olarak işçinin geçici veya sürekli olarak işten çıkarılması.

Surcoat : Cüppe. Zırh üzerine giyilen cüppe. Pardesü (kadın). Pardösü (kadın).

Set down : Atfetmek. Durup yolcu indirmek. Suçlu durumuna düşürmek. Koymak. Burnunu sürtmek. Alçaltmak. Yazmak. Kaydetmek. İhanet etmek. Belirlemek.

Topcoat : Pardesü. Son kat boya (boyanmış yüzeyde). En üst tabaka. Pardösü. Son kat. Palto. Hafif palto.

Deliver : Yapıştırmak. Dağıtmak. Serbest bırakmak. Yapmak (konuşma). Teslim etmek. Atmak. Kurtarmak. Doğurmak. Söylemek. İletmek.

Put down : Düşürmek. Yüklemek. Öldürmek (hayvan). Bastırmak. Tahmin etmek. Ucuzlatmak. Yere koymak. Tenkit etmek. Değer biçmek. Kısmak.

Greatcoat : Asker parkası. Palto. Pardösü. Kalın palto.

Duffel coat : Çoban biçimi palto. Kalın tüylü kaban.

Hemline : Etek çizgisi. Elbise veya paltonun etek kenarı. Etek ucu. Kıvrım yeri çizgisi. Etek boyu. Etek.

Uncoat synonyms : outer garment, laboratory coat, coatee, sheepskin coat, coat button, mackinaw coat, frock coat, topper, uncoated, cutaway, sack coat, afghan, drop off, duffle coat, mackinaw, overcoat, waterproof, coattail, box coat, air drop, raincoat, drop, fur coat, uncoating, wharf, overgarment, lab coat, jacket, newmarket.

 

Uncoat zıt anlamlı kelimeler, Uncoat kelime anlamı

Undergarment : İç çamaşırı. İçlik.

Uncover : Kapağını açmak. Örtüsünü açmak. Meydana çıkarmak. Su yüzüne çıkarmak. Açmak. Ortaya çıkmasını sağlamak. Örtüsünü ya da kapağını açmak. Üstünü açmak. Ortaya çıkarmak. Şapka çıkarmak.