Uncontrollable türkçesi Uncontrollable nedir

  • Kontrol dışı.
  • Önlenemez.
  • Yönetilemeyen.
  • İdare edilemez.
  • Ele avuca sığmaz.
  • Dizginlenemez.
  • Kontrol edilemez.
  • Frenlenemeyen.
  • Zaptedilemeyen.
  • Zapt edilemez.

Uncontrollable ile ilgili cümleler

English: He has an uncontrollable temper.
Turkish: Onun kontrol edilemez bir öfkesi vardır.

Uncontrollable ingilizcede ne demek, Uncontrollable nerede nasıl kullanılır?

Uncontrollable urge : Kontrol edilemez dürtü. Çok güçlü arzu. Yenilemez dürtü.

Uncontrollably : Üstesinden gelinemez tarzda. Delicesine. İdare edilemez şekilde. Önlenemez bir şekilde. Kontrol edilemez bir biçimde. Yönetilemez şekilde. Kontrol edilemez bir tarzda. Çılgınca.

Uncontrollability : Kontrol etmesi imkansız olma durumu. Alıkonulamaz. Kontrol edilemez.

Uncontrolled : İdaresiz. Murakabesiz. Kontrol altına alınmamış. Dizginsiz. Serbest. Güdümsüz. Kontrolsüz. Baskısız. Başıboş. Kontrol edilemeyen.

Uncontrolled fire : Kontrolsüz yangın. Kontrol altına alınamayan yangın. Her yönden yanan yangın. Her taraftan yanan yangın.

Uncontrolled seed produce : Doğal ortamdaki su ürünlerinin yumurtalarına, yumurtlamasına ve yumurtlama yerlerine herhangi bir müdahale edilmeksizin yapılan döl alımı. Kontrolsüz döl alımı.

Uncontrolled price : Kontrol edilemeyen fiyat. Düzenlenmemiş fiyat.

 

Uncontrolled variable : Denetimsiz değişken. Duruma karışabilecek ve kendisiyle aynı yönde etkide bulunabilecek öteki etkenlerin etkilerinden yalıtılamayan değişken, bk. denetimli değişken, yalıtım.

Uncontrolled observation : Denetimsiz gözlem. Bk. dizgesiz gözlem.

İngilizce Uncontrollable Türkçe anlamı, Uncontrollable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Uncontrollable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unbridled : Dizginsiz. Gem vurulmamış. Ölçüsüz. Dizginlenemeyen. Azgın. Kontrolsüz. Dizgin vurulmamış (at). Önüne geçilemeyen. Aşırı.

Unrestrainable : Zapt edilemeyen. Kontrol altında tutulamayan. Engellenemez. Dizginlenemeyen. Engellenemeyen.

Uncontrollability : Alıkonulamaz. Kontrol etmesi imkansız olma durumu.

Undeterred : Yılmayan. Kararlı. Azimli.

Quicksilver : Civa. Yerinde durmaz. Çok hareketli. Cıva. Cıva ile kaplamak.

Unavoidable : Önlenme olanağı bulunmayan. Sakınılmaz. İptal edilemez. Zorunlu. Önüne geçilmez. Kaçınılmaz.

Unmanageable : Harın. İdaresi güç. Zaptedilemez. Yaramaz. Yönetimi güç. Zaptolunamaz. Yönetilemez.

Handful : Az miktar. Ele avuca sığmayan tip. Başa çıkılması zor kimse. Avuç. Avuç dolusu.

Madcaps : Zıpır. Deli fişek. Delişmen. Delifişek.

Madcap : Çılgın. Zıpır. Çatlak. Deli fişek. Kaçık. Delişmen. Delifişek.

Uncontrollable synonyms : greasiest, uncontainable, out of control, checkless, noncontrollable, hard mouthed, greasier, ungovernable, quicksilvering, beyond control, unstoppable, unregulable, out of hand, unwieldly, undisciplined, undisciplinable, ruleless, obstreperous, incontrollable, intractable, inescapable, impracticable, irrepressible, uncorrectable, indomitable, incorrigible, greasy, elfin.

 

Uncontrollable zıt anlamlı kelimeler, Uncontrollable kelime anlamı

Tractable : İşlenebilir. Kolay işlenir. Kolay kontrol edilir. Uysal. Söz dinler. Yumuşak başlı. Çözülebilir. Uslu. İzlenebilir.

Corrigible : Doğru ayarlanabilir. Düzeltilebilir. Düzeltilebilen. Giderilebilir. Düzeltilir.

Uncontrollable ingilizce tanımı, definition of Uncontrollable

Uncontrollable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Ungovernable. Uncontrollable events. Irresistible. As, an uncontrollable temper. Incapable of being controlled.