Underdress türkçesi Underdress nedir

  • Kötü giyinmek.
  • Hafif giyinmek.
  • Sade giyinmek.
  • Altına giymek.
  • İçine giydirmek.

Underdress ingilizcede ne demek, Underdress nerede nasıl kullanılır?

Underdressed : Sade giyinmek. Altına giymek. İçine giydirmek. Hafif giyinmek. Kötü giyinmek.

Underdresses : Kötü giyinmek. Altına giymek. İçine giydirmek. Hafif giyinmek. Sade giyinmek.

Underdressing : İçine giydirmek. Sade giyinmek. Kötü giyinmek. Hafif giyinmek. Altına giymek.

Underdrain : Dren. Alt akıntı. Alt dren. Yeraltı suyolu. Alt akaç.

Underdraw : Yapının alt kısmını tahta ile veya benzeri bir uygulama ile örtmek veya kapatmak (inşaatçıların şantiyenin etrafını kapatması gibi).

Underdeveloped country : Türlü tarihsel etkenler nedeniyle sanayileşememiş olan, üretimi ilkel uygulayımlı tarıma dayalı, eğitim düzeyi düşük kalmış, toplumsal ve ekinsel bütünleşmesi tam anlamıyla gerçekleşememiş, genellikle batılı anamalcı toplumlarca sömürülmüş ya da sömürülmekte olan ülke. Az gelişmiş ülke. Gelişmemiş üike. Azgelişmiş ülke.

Underdrive : Alt vites dişlisi. Sürüş altı.

Underdeveloped countries : Azgelişmiş ülkeler. Az gelişmiş ülkeler. Az gelişmiş ülke.

Underdamping : Eksik sönüm.

Underdeveloped : Geri kalmış. Gelişmemiş. Azgelişmiş. Az gelişmiş. Azgelişmiş (ülke). Ekonomik gelişim düzeyine erişmemiş. İyi tab edilmemiş.

 

İngilizce Underdress Türkçe anlamı, Underdress eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Underdress ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apparel : Süs. Esvap. Üst baş. Kılık. Giyecek. Giysi. Kıyafet. Donatmak. Giyim kuşam. Elbise.

Garment : Giysi. Giyim. Esvap. Giyecek. Giyim eşyası. Giydirmek. Kılıf. Elbise. Örtü. Kisve.

Fit out : Elbiselerini karşılamak. Donatmak. Gerekli ekipmanlarla donatmak. Elbiselerini giymek. İhtiyaçlarını sağlamak. Gerekli malzemeler ve ihtiyaç maddeleri ile desteklemek. Teçhiz etmek.

Dress : Pansuman yapmak. Hizalanmak. Temizlemek (tavuk veya balık vb'ni). Rendelemek. Giydirmek. Giymek. Taş yontmak. Giyinmek. Elbise. Resmi giyinmek.

Tog : Elbise. Giysi. Biniş. Giyinip kuşanmak. Yargıç cüppesi. Avukat cüppesi.

Dress down : Dayak atmak. Fırça atmak. Azarlamak. Şiddetli azarlamak. Paylamak. Tımar etmek. Fırça çekmek. Kaşağılamak. Sıradan veya günlük giyinmek.

Habilitate : Donatmak. Gerekli niteliklere sahip olmak. Giydirmek. Uygun hale getirmek. Döner sermaye sağlamak. Avrupa üniversitelerinde öğretmen olabilecek yeterliliğe sahip olmak. Yeterlik kazanmak. Yeterli hale getirmek.

Clothe : Sarmak. Bürümek. Örtmek. Kaplamak. Renklendirmek. Zenginleştirmek. Giydirmek. Giysi sağlamak. Üstünü örtmek. Güzel bir dille anlatmak.

Underdress synonyms : enclothe, underdressed, underdressing, garb, underdresses, raiment, get dressed.

Underdress zıt anlamlı kelimeler, Underdress kelime anlamı

Undress : Giysilerini çıkarmak. Elbiselerini çıkarmak. Soymak. Gündelik elbise. Dökülüp saçılmak. Sargısını açmak. Ev elbisesi. Soyunmak. Üniforma.

 

Overdress : Üst giysi. Aşırı şık giyinmek. Giyimde aşırıya kaçmak. Çok şık giyinmek. (çocuğu vb.) çok kalın giydirmek. Süslenip püslenmek. Kat kat giydirmek. Giyinip kuşanmak. Çok kalın giyinmek.

Dress up : Giydirmek. Farklı göstermek. Çekici ve farklı kılmak. Süslenip püslenmek. Giyinip süslenmek. Giyinip kuşanmak. Bayramlıklarını giymek. Donanmak. Şık giyinmek. Resmi giyinmek.