Underdrive türkçesi Underdrive nedir

  • Sürüş altı.
  • Alt vites dişlisi.

Underdrive ingilizcede ne demek, Underdrive nerede nasıl kullanılır?

Underdrain : Alt akaç. Alt dren. Dren. Alt akıntı. Yeraltı suyolu.

Underdraw : Yapının alt kısmını tahta ile veya benzeri bir uygulama ile örtmek veya kapatmak (inşaatçıların şantiyenin etrafını kapatması gibi).

Underdrawers : Vücudun alt kısmı için iç öamaşırı.

Underdress : Altına giymek. Sade giyinmek. İçine giydirmek. Kötü giyinmek. Hafif giyinmek.

Underdressed : Hafif giyinmek. İçine giydirmek. Altına giymek. Kötü giyinmek. Sade giyinmek.

Underdamped system : Eksik sönümlü dizge. Eksik sönümlü sistem.

Underdeveloped countries : Az gelişmiş ülke. Azgelişmiş ülkeler. Az gelişmiş ülkeler.

Underdeck : Güverte altı.

Underdetermined : Eksik belirtilmiş.

Underdeveloped : İyi tab edilmemiş. Ekonomik gelişim düzeyine erişmemiş. Gelişmemiş. Az gelişmiş. Azgelişmiş. Azgelişmiş (ülke). Geri kalmış.

İngilizce Underdrive Türkçe anlamı, Underdrive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Underdrive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Overcompensate : Telafi etmek. Fazlasıyla karşılamak.

Reinsure : Reasürans yapmak. Reasürans yaptırmak. Sigortasını yinelemek. Yeniden sigortalamak. Sigortaya başka birini daha katmak.

 

Compensate : Gidermek. Denklemek. Yerini tutmak. Bedelini vermek. Dengelemek. Eşitlemek. Denkleşmek. Tazminat ödemek. Telafi etmek. Karşılamak.

Insure : Sigorta yapmak. Sağlama almak. Sigorta ettirmek. Sigortalama. Sigorta olmak. Sağlamak. Temin etmek. Sigorta etmek. Garantiye almak.

Undertake : Üstlenmek. Denemek. Kabullenme, bir işin uygulanmasını ya da yapımını üzerine alma. Girişmek. Üzerine alma. Söz vermek. Garanti etmek. Deruhte etmek. Taahhüt etmek.

Subvention : Devlet desteği. Sübvansiyon. Devletçe yapılan para yardımı. Para bağışı. Bir işletme, bir örgüt, bir kuruluşa bir yıl için oranlanan giderler karşılığı verilen harcama yetkisi. Ödenek. Tahsisat. Yardım. Yardım parası.

Indemnify : Dokunulmazlık vermek. Sigorta ettirmek. Teminat vermek. Kaybolanı yerine koyma, dokuncayı karşılama, ödencede bulunma. Ödemek. Geri ödemek. Karşılama. Zararını ödemek. Korumak. Tazmin etmek.

Warrant : Teminat. Haklı göstermek. Temin etmek. Genel koruyum yerlerine korunmak üzere bırakılan mallar için ilgilisine verilen belge. Ruhsat vermek. İzin belgesi. Mazur göstermek. Kefil olmak. Yetki. Belirlenen bir fiyat üzerinden belli sayıda adi hisse senedini satınalma hakkı veren bir tür taşınır değer. bk. güvence.

Guarantee : Üçüncül inanca. Kefil olmak. Aval. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Güvence altına almak. Güvence. Söz vermek. Garantiye almak. Garanti altına almak. Senet vermek.

Cover : Kapsamak. Kapamak. Almak. Üstünü kapatmak. Karşılık. Maskelemek. Örtmek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İstila etmek. Üzerini kapatmak.

Underdrive synonyms : subvent.

Underdrive zıt anlamlı kelimeler, Underdrive kelime anlamı

Buy : Satın almak. Yutmak. İnanmak. Kabul etmek.