Underdeveloped countries türkçesi Underdeveloped countries nedir
- Azgelişmiş ülkeler.
- Az gelişmiş ülke.
- Az gelişmiş ülkeler.
Underdeveloped countries ingilizcede ne demek, Underdeveloped countries nerede nasıl kullanılır?
Underdeveloped : Azgelişmiş (ülke). Ekonomik gelişim düzeyine erişmemiş. Geri kalmış. Gelişmemiş. İyi tab edilmemiş. Azgelişmiş. Az gelişmiş.
Countries : Memleket. Köy. Arazi. Diyar. Taşra. Sayfiye. Toprak. Ülkeler. Ülke.
Underdeveloped country : Az gelişmiş ülke. Azgelişmiş ülke. Türlü tarihsel etkenler nedeniyle sanayileşememiş olan, üretimi ilkel uygulayımlı tarıma dayalı, eğitim düzeyi düşük kalmış, toplumsal ve ekinsel bütünleşmesi tam anlamıyla gerçekleşememiş, genellikle batılı anamalcı toplumlarca sömürülmüş ya da sömürülmekte olan ülke. Gelişmemiş üike.
Underdeveloped nation : Azgelişmiş ülke.
Underdeveloped region : Bir ülkede, kaynakları, gelişme düzeyi ve gelişme hızı yönünden, ülkenin işleyimselleşmiş ve kentleşmiş ileri bölgeleriyle arasında belirli ayrımlar bulunan, genel toplumsal ve ekonomik düzeyi ülke ortalamasının altında kalmış bölge. bk. az gelişmiş bölge. Geri kalmış bölge.
All countries : Tüm ülkeler.
İngilizce Underdeveloped countries Türkçe anlamı, Underdeveloped countries eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Underdeveloped countries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Peripheries : Dış sınır çizgisi. Taşra. Çevre. Dış kenar. Dış yüz. Perispri. Merkezin dışında kalan yer. Muhit.
Least developed countries : En az gelişmiş ülkeler. Gelişmiş ve az gelişmiş ülkeler sınıflandırmasının dışında kalan, kişi başına düşen gelirin çok düşük ve büyümenin önünde engellerin olduğu, insan kaynaklarının gelişme düzeyinin çok düşük ve/veya çok ciddi yapısal zayıflıkların bulunduğu ülkeler. krş. dördüncü dünya ülkeleri. Enaz gelişmiş ülkeler.
Third world : Üçüncü dünya'ya ait. Üçüncü dünya ülkeleri.
South : Güneyden esen. Güneyde. Sol el doğuya ve sağ el batıya yönelmek üzere ayakta duran kimsenin baktığı, doğu-batı doğrultusuna dik yön. Güneyden gelen. Lodos. Güney. Güney ülkeleri. Güneye.
Periphery : Çevre. Taşra. Merkezin dışında kalan yer. Dış yüz. Muhit. Dış kenar. Dış sınır çizgisi. Perispri.
Souths : Güney. Güneyden esen. Güneye. Lodos. Güneyden gelen. Güney ülkeleri. Güneyde. Cenup.
Developing countries : Gelişmekte olan ülkeler. Gelişen ülke. Sanayileşen ülkeler. Gelişmekte olan devletler. Kalkınmakta olan ülkeler. Gelişmekte olan ülke.
Southings : Güneye doğru gitme. Güney. Güney ülkeleri. Güneyden esen. Güneye doğru rota. Güneyden gelen. Cenup. Güneye doğru uzaklık. Lodos.
Underdeveloped country : Azgelişmiş ülke. Gelişmemiş üike. Türlü tarihsel etkenler nedeniyle sanayileşememiş olan, üretimi ilkel uygulayımlı tarıma dayalı, eğitim düzeyi düşük kalmış, toplumsal ve ekinsel bütünleşmesi tam anlamıyla gerçekleşememiş, genellikle batılı anamalcı toplumlarca sömürülmüş ya da sömürülmekte olan ülke.
Southing : Güneye doğru rota. Güneye doğru gitme. Güney. Lodos. Güneye doğru uzaklık. Güneyden gelen. Cenup. Güneyde. Güneyden esen.

Bu kısımda Underdeveloped countries kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Underdeveloped countries ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Underdeveloped countries anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Underdeveloped countries ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.