Periphery türkçesi Periphery nedir

  • Taşra.
  • Perispri.
  • Dış kenar.
  • Dış yüz.
  • Merkezin dışında kalan yer.
  • Dış sınır çizgisi.
  • Muhit.
  • Az gelişmiş ülkeler.
  • Çevre.

Periphery ingilizcede ne demek, Periphery nerede nasıl kullanılır?

Peripheral : Çevrel. Çevre. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Önemsiz. Çevreyle ilgili. Çevreye ait. Dış yüzeye ait. Periferik. Kenardaki. Yanbirim.

Peripheral accessories : Çevre birim donatıları.

Peripheral bus : Çevre veriyolu.

Peripheral cells : Çevresel hücreler. Bazı araştırıcılar tarafından tat tomurcuğunda çevresel olarak bulunan hücrelere verilen ad. herhangi bir organda çevresel olarak yer alan hücreler; periferal hücreler.

Peripheral circulation : Periferik dolaşım. Büyük kan dolaşımı.

Peripheral equipment : Bir bilgi işlem dizgesinde, dizgenin dışarıyla iletişimini sağlayan ya da dizgeye ek olanaklar kazandıran, ana işlem biriminden ayrı, herhangi bir donanım. Çevre donatısı. Çevresel donanım. Çevre donatımı. Çevresel ekipman. Çevre donanımı.

Peripheral device : Çevre aygıtı. Çevresel aygıt. Çevrebirim aygıtı.

Peripheral control unit : Çevresel kontrol ünitesi. Çevresel denetleme birimi. Çevre denetim birimi.

Peripheral electron : Çevrel eksicik. Dış elektron. Çevrel elektron. Bir öğeciğin görünür izgesel çizgilerini, ısıl ışınımlarını ve kimyasal özelliklerini belirleyen dış eksicikerden biri.

 

Peripheral giant cell granuloma : Perifer dev hücreli granülom. Çekilmiş dişlerin yerinde ortaya çıkan kırmızı renkte, üst yüzü düz, geniş tabanlı veya saplı biçimdeki, hiperplastik veya granülomlu bir lezyon. köpek, kedi ve sığırlarda ender olarak görülür.

İngilizce Periphery Türkçe anlamı, Periphery eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Periphery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Circumferences : Dairenin etrafını dolaşan çizgi. Daire çevresi. Bir kapalı eğri çevresindeki mesafe. Dairenin çevresi. Dönge. Çember. Daire çevre uzunluğu.

Atmosphere : Yaratılan hava. Atmofer. Dramatik durumun tinsel iklimini ortaya çıkaran öğe. bu, kişiler, konuşmalar, dekor, giysi, donatımlıklar, sahne eşyaları, ışıklama, müzik ve benzeri öğelerin yardımıyla elde edilir. Atmosfer. Belirli bir çevreye, başka çevrelerden ayrı, değişik bir özellik sağlayan öğelerin oluşturduğu bütün. Havayuvarı. Yer'i ya da herhangi bir gökcismini saran gaz katmanı. yer'in gazyuvarına "havayuvarı" da denir. Havayuvar. Ortam.

Adjacencies : Dolay. Etraf. Civar.

Freshwater : Göller, suni göller, lagünler, baraj gölleri, bentler, regülatörler, kanallar, arklar, akarsular, mansaplar, üretme ve yetiştirme yerleri. Denize alışkın olmayan. Tatlısu. Tuzluluğu %0,05’ten az olan sular. Tatlı su. Tatlı suya ait. Tatlısuda yaşayan. Tatlı suda yaşayan. İç sular.

Edge : Yavaş yavaş ilerletmek. Kenar yapmak. Uç. Yan yan gitmek. Kıyı. Kenar. Sokulmak. Film kuşağının iki yanı. Keskinleştirmek. İlerletmek.

 

Country : Bölge. Ulus. Millet. Kır. Kırsal. Taşraya özgü. Memleket. Kırsal kesim. Ülke.

South : Güneyden. Güneye. Güneyden esen. Güneye doğru. Güneyde. Güneyden gelen. Cenup. Sol el doğuya ve sağ el batıya yönelmek üzere ayakta duran kimsenin baktığı, doğu-batı doğrultusuna dik yön.

Circumference : Dönge. Dairenin etrafını dolaşan çizgi. Bir kapalı eğri çevresindeki mesafe. Dairenin çevresi. Daire çevresi. Daire çevre uzunluğu. Çember.

Countries : Memleket. Köy. Sayfiye. Ülke. Arazi. Ülkeler. Diyar. Toprak.

Periphery synonyms : outer boundary, peripheries, circles, girthed, fringe, climate, facies externa, boundary, environ, underdeveloped countries, southings, circuit, southing, domains, outback, ambiance, backblocks, domain, backcountry, boonies, developing countries, connexion, commons, girth, atmospheres, bound, abroad, backwoods, least developed countries, girths, backland, jerkwater, connection.

Periphery ingilizce tanımı, definition of Periphery

Periphery kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The surface. The outside or superficial portions of a body.